İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Aruoba’dan Yazmak Üzerine: “Yaz ki, yaşayasın!”

Geçtiğimiz yıl Mayıs ayında aramızdan ayrılan kıymetli yazar, şair, akademisyen ve felsefeci Oruç Aruoba düşün dünyamıza büyük katkılar yapmış ve yapmaya devam edecek olan bir isim. Okunması gereken bir isim. Okurken emek isteyen bir isim. Bazen bir sayfaya yazdığı tek bir satırıyla bir kitaba eş değer olabilecek etkiyi yaratan bir isim. Düşünen ve düşündürmek isteyen bir isim. 

Metis Yayınları tarafından basılan “Yürüme” kitabıyla bir araya geliyor ve yürümeye başlıyoruz. Yazarın yolculuğuna ortak olduğumuzu düşünürken aslında kendi yolculuğumuzda yürümeye başladığımızı sonradan anlıyoruz. Yürüdüğümüzü zannederken durup yolu bilmediğimizi fark ediyoruz. Sanki okudukça önce yolun ne demek olduğunu öğreniyor ve kendi yolumuzu görmek istiyoruz. Ve sonra yolu değil aslında kendimizi aramakta olduğumuzu fark ediyoruz, yoldan önce yolda yürüyecek insanı bulmamız gerektiğini. Kendimizi arıyor, aradıkça buluyor ve buldukça yitiriyoruz. Bu yitimin bir bulmak olduğunu anlıyoruz.

Yürüme üç kitabın bir araya gelmiş hali. Son kitabın adı “kişi (HEP/HİÇ)”

Eli kalem tutan tüm yazarlara ithafen; Aruoba’nın kişiyi farklı fiillerle felsefi yönden ele aldığı, ele aldırdığı, bu kitabından yazmakla ilgili olan düşüncelerine yer vermek istedim.

Kişi, eninde sonunda, yazandır.

Yazan kişi, dünyanın en büyük gücüne yeltenmiş kişidir — bunun en büyük güç olduğu da şuradan bellidir ki, kişinin giriştiği bu iş, dünyanın en güç işidir…

Kişi, yazıyorsa, güçlüdür — ama işi de güçtür…
Kişi, yazıyorsa, güçlüdür — ama işi de güçtür…

Yazan kişinin güçlülüğü, yazma işinin güçlüğünden gelir.

Yazmak güçtür; ama, yazan, güçlüdür.

Gücümüz, zorlanmamızdan gelir ancak —

Güç bir işte zorlanan, zorlu bir gücün peşindedir:-

Güç bir güçlülük, zor bir zorunluk…

Zor bir güç; güçlü bir zorunluk…

Yazan kişi, bütün dünyayı karşısına —

ama, aynı zamanda, önüne alır: Yazmak, o zaman,

dünyanın içinde olmaktır.

Yani : yazmak, yaşamaktır.

Yazı, yaşamdır.

— Yaz, ki yaşayasın!

— Yaz ki, yaşayasın…

Kişi yazarken, hep anlar yazar : kalemin kağıt üzerinde 

bıraktığı izlerin oluşma sürecinde kapsanan anlar:-

bir çizgi, bir nokta, bir kıvrım : işte yaşam!

Kişi yaşamını kendi yazar —

Kişi yaşamını yazandır.

Yaşam, kişinin kendi yazdığıdır :

Kişi, yaşamını, yazar.

Yazan kişi, bengiliğe ‘oynayan’ kişidir : 

‘altılı ganyan’ değil, ‘sonsuz ganyan’!…

Yazan kişi — garip, çelişkili kişidir bu :

şu anda yaptığının —yazdığının—,

ileriye yönelik bir iş olarak, tam da o ‘ileri’de

hiç anlaşılmayacağını ya da hep yanlış anlaşılacağını

bile bile yapar yaptığını — yazar yazdığını…

Kişinin yazması, “saf çelişki”dir.

Kişi ne ‘kadar’sa, o kadar yaşar;

ve, ne ‘kadar’ yaşarsa —yaşıyorsa—, o kadar yazar

— yazabilir.

Kişi ancak kendi yaşadığı kadarını yazabilir.

Kişi, ancak, kendi yaşadığını yazar.

Kişi, ancak, kendini yazar.

Kişi hep kendini yazar.

Kişi, hep, yazar.

Kişi yazar.

Yorumlar kapatıldı.