İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Yeditepe İstanbul Dizisinden 10 Replik

Senaryosunu Ali Ulvi Hünkâr’ın kaleme aldığı, 2001 yılında TRT’de yayınlanan Yeditepe İstanbul dizisinde başrolleri Zuhal Olcay, Uğur Polat ve Emre Kınay paylaşmaktadır. Meral Okay, Ruhi Su, Özgü Namal, Güven Kıraç, Günay Karacaoğlu, Yeşim Ceren Bozoğlu, Deniz Oral ve pek çok önemli oyuncunun rol aldığı dizi; İflas eden eşinin intihar etmesinin ardından, Olcay (Zuhal Olcay) ve kızı Duru (Özgü Namal) İstanbul’un eski semtlerindeki eski bir konağa taşınmak zorunda kalması ile başlıyor. Olcay ile Duru zengin ve ihtişamlı hayatlarından sonra bu kenar mahallede, eskimiş bir konakta, yeni insanlarla bambaşka bir hayatın içinde bulurlar kendilerini. Her birinde kendinizden parçalar bulabileceğiniz karakterler ruhunuza bir yerinden ulaşmayı başarır ve kendinizi mahallenin romanında bulursunuz.

Diziye aşina olanların ve başlamak isteyenlerin zihinlerinde güzel bir tat bırakacak olan on replikle sizlerleyiz…

  1.       Kendimizi çok ciddiye almaktan yorgunuz…
1.PNG
  1.       Hem aynı okla yaralıyız ya biz. Aynı gök taşı geçti yanımızdan. Onun sersemliği sürüyor hâlâ…
2.PNG
  1.       Elimde bir demet çiçekle geçtim bütün sokakları. Bir delikanlı için bu ne demektir sen bilemezsin.
6.yeditepe.istanbul.jpg
  1.      Ömer: Yahu abi sen aşk hakkında bir şey bilir misin, ha?
        Remzi: Aşk mı? Peki Ömer, bunu sen istedin yavrum. Bak aşk, lunaparktaki tahta ata benzer; hani jetonla çalışır ya böyle atarsın içine, bir ileri bir geri bir ileri bir geri… Sanki bir yere gidiyormuşsun gibi bir his böyle, bir coşku, ayakların yerden kesilir. Hâlbuki bir yere gittiğin yok, tahta at çakılı oraya. Jeton bitince, rüya buraya kadar. Anladın mı?
4.PNG
  1.       Güzelliğini boyalarla örtmüşsün…
5.PNG
  1.        Çok şey vadedemem ama mutsuzluk garanti.
6.PNG
  1.       Biz hayatın makul çocuklarıyız, aşk hariç…
11.jpg
  1.       Anlamlarını bilmeden dinleyip sevdiğimiz şarkılar var ya… İşte biz de böyleyiz. Sesin kıvrılıp büküldüğü yerde ıslanıyor gözlerimiz. Nedenini soruyorlar, bilemiyoruz. Kimseyi ikna edemiyoruz…
88.PNG
  1.        Önem
    Sana nasıl hitap edeceğimi uzun uzun düşündüm.
    Sonra sadece Önem demeye karar verdim.

    yeditepe-istanbul-r9.jpg
  2. Nilgün: Niye konuşmuyorsun? Susmazdın hiç… Hani nerede o bitmeyen hikâyelerin?
            Ferhan: Ne anlatayım?
            Nilgün: En güzel hikâyeni anlat.
            Ferhan: Az biraz kafası kırık bir doktor gelmişti içeri. O anlatırdı. Vücudun bütün seslerini duysan sağır olurdun, derdi. Oysa biz sadece kalbin sesini duyuyoruz. Kanın akarken çıkardığı uğultu ya da yaraların kabuk bağlarken çıkardığı sesler…
            Nilgün: Sen… Sen çok güzelsin.
            Ferhan: Gevezenin tekiyim o kadar…
12.PNG

          Ve nice güzel cümleler, hikâyeler… İyi seyirler…

Yorumlar kapatıldı.