İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Dar Kalıplar

Sonbaharın son günlerinden birinde,
Savruldu cılız bedeni dünyaya
Ve atıldı göbek bağı bir yerlere bebeğin.
İştah ve şehvetle yenen yemeğin
Sonunda gelen tatsız bir meyveydi,
Nahoşluğu yüzlere vuran.
Anasının iri göğüslerinden,
Süt yerine baldıran zehri fışkırdı.
Var olamamanın intikamını alırcasına
Dayadı memesini bebesinin ağzına hunharca.
Kazara dünyaya gelen çocukların
Asilik ceketini giydi sonunda!
İçindeki maya fazla geldiğinden,
Taştı günden güne kabından.
Dar geldi hamuruna kalıplar
Ve uyutulmak için içine sokulan beşikler.
Dar geldi emanet alınan kıyafetler
Ve atalardan kalan fikirler.
Şimdi bir kini güdüyor,
Üzerinde kurulan kötücül egemenliği,
Hatırlayarak harlıyor ateşi!
Küllerinden doğduğunu görenler
Yangına değil, yeniden doğuşa tanıklık ediyor.
Unutmak değil, hatırlamaktır
İnsanı insan kılan.
Ve hatırlamak kurtarır insanı,
Düştüğü kuyudan!

Latest posts by Neslihan Bağlaç (see all)

Yorumlar kapatıldı.