Yazar: 09:30 Şiir

Beş Kent İçin Alegori 5: Cordoba ya da Kurtuba 

Bir şehre — taşlarına işlemiş hikâyelerindeki suyun sesine…

Öğle sıcağı —
bir uyku çöküyor avlulara
ve bir çeşme akıyor 
portakal ağaçlarının gölgesinde —
Calleja de las Flores, taş taş
ezberinden okuyor bir ayeti.
—Ve bir kara sığırcık bakışı 
bir medresenin duvarına konmuş —
okuyor Puerta Romano’nun bilincini.

Guadalquivir’in beklenmedik serinliği
savuruyor eski el yazmalarını,
ve bir patios kemerinin altında
bir turrón balı eriyor ağır ağır.
Hayal ediyor 
mermer sütunlara sinmiş loş ışığı
duaya çeviren bir hattat
Ve çini çatlaklarından sızmış arabeskleri
deri ciltlere işleyen eller
nereden uzanıyor? 

İbni Rüşd, derin uykusunda görmüştü
El-Hakem, meraklı ve mütevazı,
unutup saltanatının kibrini 
bırakmıştı kendini 
kubbesi yıldızlı bir Mescit’e
ve Al-Zagal sonrası 
gizli okunuyordu ezanlar
ve ince, yankılı bir tartışmada
ırmak gibi akan fısıltılar
hatırlatıyordu yenilginin anahtarını  

Cordoba veya Kurtuba — çözülemeyen bir denklem.
Bir narın tanelerini saymak veya 
sükûtu ses olmaya mı zorlamak? 

Ben asırlar sonra  
sadece bir mütevelliyim burada —
havada asılı zaman zerreciklerini duyarak
ve Roma Köprüsü’nde ağır ağır yürüyerek
Alcázar bahçesinde 
durgun bir havuza
zeytin dalları taşıyan —

Kurtuba – kendi kendinin kurbanı
Ve Cordoba 
su söylüyor ebedi ilahisini 
ta ki ayak seslerinin 
yankısını boğana dek

Editör: Melike Kara

Visited 1 times, 1 visit(s) today
Close