Yazar: 19:30 Deneme

Tin

Önemli bir haber vermek üzere sokağa fırlayan masal kahramanının fermanını okumadan önce, dikkatleri  çekmek üzere çaldığı zil sesine benzer bir tınıyla kulakları ziyaret eden kelime. İçten bir çağrının söze dökülmüş hali; Tin. Bazen ölümü bazen doğumu bazen de sahibinden kaçan bir sırrı işaret eden. İlk söylendiğinde sanki binlerce kez tekrar etmek gerekiyormuş gibi, hiç bitmeyecek tekrarlarla sonsuza kadar sürecek bir zorunluluk yaşatan kelime. Her tekrarda biraz daha sessiz, biraz daha kendinden, merkezinden uzaklaşarak çoğalacak gibi duran, dairesel bir döngüde ilerleyen bir rotaya sadık, aynı yere gelmeye yeminli bir kararlılıkla, emsalsiz bir düzenle yıllar sürecek bir yolculuğa ne kadar da benziyor! TİN.

Son harfi çıkınca ağızdan, istemeden kapanan bir konu akıllarda kalmışçasına yankısını bırakan. Tekrar ağzınızı açmak isteseniz kalan son gayretiyle kesiverir sesinizi. Keskin, sıkıntısı heyecanına galip bir harfle başlayıp, en katı seslere bile eşlikçi bir harfle devam eden, uzayıp giden zamanı ani bir durak olma heyecanıyla noktalayan, hep meşgul harfle biten kelime. Eğilip bükülen, yüzüstü ve sırtüstü dönüp duran şaha kalkıp tekrarlı hareketlerle dans eden harflerin dilinden doğan kelime. Sizi içinizden çıkaramadığınız kelimelerle boğabilir, harf harf, ses ses incelemek gibi delice hasletlere dayanacak ruhani güçleriniz yoksa, yazıyı okumaya devam etmemenize zorlar. Kalk git emri yağdırıp uzaklaştırır sizi. Kovalamacaya girmeden önce, sebatla sıkıntıyla boğulduğunuz bu yer, tam da kendisiyle barışacağınız yerdir. Orada sıktınız mı dişinizi, size bakar; vahşi, eski dişleriyle gülümser; “Gitmedin mi?” diye sorar. Bir cesaret, içinizden gelen meydan okumayı yapabileceğinizi sandığınız aralıkta sesiniz, tinin ayartıcı bakışları tarafından en diplere çekilmiştir bile. Cılız bir ton seslenir titreyen ağzınızdan: “Gitmedim.”  Üstten iğneleyici bakışına kahrolası kahkahalar eklenir. Arkanızı dönüp gitmek isteseniz de artık çok geç kaldığınızı bizatihi kendisi söyler kulaklarınıza.

Acımaz, en ince yerinizden yakalar, yaranızdan kanatır. Siz onun nasırlı ellerini, sert hareketlerini, hoyrat sesini anlamaya başladığınızda yavaşça çeker ellerinizi üzerinizden. Dilinden konuşmak, dinlenmeye değer olduğunuzu gösterir onun gözünde. Can kulağıyla dinlemeye başlar. Öyle göründüğüne bakıp cesarete bırakırsanız kendinizi, yeni bir alayla karşılaşmaya hazırlamanız gerekir. Çünkü o her şeyi dozunda, olması gerektiği kadar sever. Ölçü tam oluncaya kadar da uğraşır sizinle. Biraz uçarı, biraz bulutlar arası seyahatten mi dönüyorsunuz? Elinde maşasıyla bekler. Ciddiyetin, oyundan uzak ülkesinde kayboldunuz; elinde kırmızı balonlarıyla kuleden seslenir: “Eğlence başlıyor!” Kuyulardan göklere, derinlerden yüzeylere, soğuklardan sıcaklara geçişte alaycı, ısrarcı, davetkâr, karşı konulması imkansız bir kararlılıkla peşinizde, önünüzde, yanınızda, el ele ya da dip dibe. Sizinle. Tin.

Rüyanızda. En güzel gecenizi mahvetmek üzere orada. İlle de söyleyecek mutluluğunuzun sahteliğini. Anlatacak, sembolden sembole vuracak gerçeği. Maskeleriniz elinde, şangur şungur sallanarak geliyor karşıdan. Yine aynı gülümseme. Kaçacak bir yer var mı? Yok. Her yerde ondan izler, saklayamadığı, saklama gereği duymak şöyle dursun, gözünüze sokmak için can attığı kimlik bilgilerinizle, sizi size ifşaya yeminli adeta! Orada. Tin.

Herhangi bir ayrılık anında, sancısında başrolde. Tam yerlerde, halıları sökmeye niyetlendiniz. Seriliverir yanınıza. Teselli arayan halinizden duyacağınız utancı bilseydiniz hiç açılır mıydınız aynanıza? Omzunuzdan süratle sarsar, sevgisiz bir tutarlılıkla konuşur, konuşur… Uykunuzdan uyandırır, yataktan kaldırır. Gece yarısı, kitaplığınızın karşısında uzun uzun oturtur sizi. “Seç!” der. “Hangisi sancını dindirecek karar ver. Hangisinin omzunda ağlayacaksın?” diye sorar yüzünü buruşturarak. Siz bu ifadeye aldırmadan sakince kalkıp doğru tercihi yaparsanız ne âlâ. Yapmazsanız kitabı alıp yerlere çarpacak kadar sabırsız, öfkeli. Kendini tanımayan herkese, her şeye karşı mesafeli, dik, kapalı. Tin.

                                                                                           

Editör: Feray Durmaz

Latest posts by Sümeyra Uğur (see all)
Visited 1 times, 1 visit(s) today
Close