Yazar: 18:02 Anlatı

Şiirge

İnsafsız Havva aracı gibi bir şeydi kâinatta. Mütemadiyen ve ekseriyetle; dahası az kullanılan bütün kelimelerle karşı çıkıyordum kendime. Beni buraya kim getirmişti ya da buradan kim götürecekti? Bir bilgim yoktu; gözlerim niçin yaşarırdı, yolumu nasıl olur da şaşırırdım? Ufacık bir çocuktum. Gözlüğüm suratım kadardı. Burnum, hele ki burnum hiç yoktu o zamanlar. Annem yoğurda şeker katardı, mutlu olurdum. Annem kaşığa şurup dökerdi, mutsuz olurdum. Çizgili kazaklarım vardı, ütülü pantolonlarım, dut yememiş bülbül ölülerim vardı, ben de vardım. Şimdi yazgısı hepsinden kara olanlar çıksın tarihin düzüne. Güvenlik mahkemelerinde zabıtlar tutacağız fevkalade. Didik didik aransın diye kustuklarımız, birazcık izinler vereceğiz ki yolunmak üzere saçlarımız. Bakın eflatun rengi körler ülkesi sakinleri: Yere batsın sarnıcınız, içerisi yoğun bir sigara bulutu. Gidip de kendinize iri yarı bir neşe çizmeyin, yazın ve deyin ki: Hayat notasız ve çalgısız bir müzik.

Apartmanlar önünde, fayansları vişne çürüğüne dönüştüren pek muhterem Orta Anadolulu yahut bir zamanlar ki iddialara göre pek Orta Asyalı ihtiyarların içten içe yaktıkları ağıtlarda tiz bir Kürdoloji bulabilirsiniz. Nasıla şiirden, etten ve silahtan çekilecek olan disiplinsiz talebelerin gökten düşürdüğü akıtma kuşlar da mevcuttur vesaire pazarlarımızda. Tarihe ilk çağlardan meyletmiş kadınlar ki bulacaklardır muhakkak bakireliğini, son Meryem’in!

Kimse telaşa düşmesin! Ben, yani önce dilini jiletleyen, bir adet öl mesnevisiyim. Uz zamanların birinde, cümlelerin henüz bitmediği, boşluğa tamamlandığı ve aşka tanımlandığı bir saatte, etimi raylara sunarak intihar edeceğim. Oysa duydum sesimi bak, bak “uy,” diyor.

“Adınızı sorsam, adınız nedir hanımefendi?”

Çeviriyor kafasını. Aman Allah’ım bu bir yarasa! Hiç olur muymuş yarasının şaraba dökülen saçları? Olurmuş. Ben de hiç olur muymuşum tek bir gün görmeyince gözlerinde Ece’nin ayetini? Olurmuşum. O halde yaşasın bütün kirlenmişleri dünyanın! Kahrolsun yoksulluğu ısıtan kokusuz Güneş ve onun gölgesizliği!

“Adım Merhaba’dır benim.”

Saat birikiüç buçuk çeyrekti. Öğretmenim kulağımı çekip tahtaya kaldırdı. “O yüzden bu kadar büyüktür kulaklarım,” desem de inanmayın. Sınavdan yüz almışım. Ve benim gibi manik depresif hastası öğrencilerin sınavdan yüz alması küresel çapta bir kriz yaşatma potansiyeli taşıdığından dolayı acilen yeni bir sınava girmem gerekliymiş. Ben de “Peki,” demişsem de inanmayın. Geldi önüme kâğıt. Son – Z sınıfından Berşan Koca yazıyordu. Ama kâğıtta herhangi başka bir şey yazmıyordu. “Çöz,” dedi. “Çözeceğim,” dediysem de inanmayın. Çıkardım kurşun kalemimi çantamdan. Diz kapaklarımı kaşıdıktan sonra “Ya Rabbi Sülfür,” diye bağırdım. Yazdım:

1.Soru:

Ben niçin her yerde seni ağrıyorum?

2.Soru:

“Dünyaydı ve dönüyordu,” diyen ünsüz romancımızın adı nedir?

3.Soru:

“Halkımız acı çekiyor lütfen el ele tutuşmayın,” adlı dahiyane cümledeki “halkımız” kelimesine dahil midir el ele tutuşanlar?

4.Soru:

Kendisini öldüren insana katil diyebilir miyiz? Eğer diyebiliyorsak bir katili de öldürmüş olur mu? (5+5=10P)

5.Soru:

Saçma sapan şeyler yapma hürriyetine sahip olmak için daha ne kadar saçmalamamız gerekir? (10P)

6.Soru:

Benim çok güzel bir kızım vardı, terlediğinde “Sevmek” çiçeği kokardı saçları ve adı Nesrin’di. Nesrin neden hiç doğmadı? (10P)

7.Soru

“Ben senin kadar cesur değilim,” dedi. Halbuki “Müsait bir yerde inecek var,” diyemediğim için şehrin öbür ucunda indiğimi bilmiyor bir minibüsten.

Yukarıda verilen paragrafta bahsi geçen şehrin adı Ankara mıdır? (10P)

8.Soru:

“Etrafımda binlerce insan vardı ama ben sadece onu bekledim, ne yana dönsem bulamadım onu, yani kendimi… Ah Merhaba,” diyerek edebiyat tarihine adını altın harflerle yazdıramayan ve hiç soğuk baklava yememiş olan, üstelik babası da hiç tahta çıkmamış bir padişah olan Şey’in adı nedir? (10P)

9.Soru:

“Her şeyi f’eda ettilerdi bu soyguna / Kimisi kimliğini bıraktı dünyayı seyrederken / Kimisi de güzel günleri / Yaşanmamışın usturasıyla bir bankta,”

Şey’in Şey şiirinden alıntılanan dizeler Kızılay’da mı yazılmıştır? (10P)

10.Soru:

Dün gece düşünde Azrail’e tütün kolonyası ikram eden insan, bir sonraki gece düşünde ne görecektir?  (10P)

Kâğıdı öğretmene uzatıp çıktım sınıftan. Güneş’e küfrettim. Dayımı bekliyordum. Bahçede voleybol oynayan uzun çoraplar ve metal dinleyen kapkara tişörtler vardı. Neyse ki daha dayım gelecek, babamın dün gece cezaevinde kalp krizi geçirip öldüğünü söyleyecek, ailecek Çanakkale’ye gidip cenazeyi almamız gerektiğini ifade edecekti.

Unutmadan söyleyeyim, Ey İnsafsız Havva Aracı: “Babam tütün kolonyasını çok severdi.”

Editör: Elif Türkoğlu

Berşan Koca
Latest posts by Berşan Koca (see all)
Visited 2 times, 1 visit(s) today
Close