Yazar: 19:28 Kitap İncelemesi

Kendini Dolduran Boşluk Ya Da Boşluğun Ağırlığı Üzerine

Güncel edebiyatın güçlü seslerinden Fahri Alpyürür’ün ilk şiir kitabı Kendini Dolduran Boşluk ile şiir okurlarını tanıştırmak istiyorum. Önceleri çeşitli dergilerde okumaya alışık olduğum şairimizi bu kez kendi kitabı ile okumak bana ayrıca bir keyif verdi. İlk kitap için oldukça yüklü bir şiir birikimi karşılıyor bizi fakat yazarı tanıyanlar ve şiir geçmişini bilenler anlayacaklardır ki bu çok çok uzun yıllara dayanan bir geçmiş. Yaklaşık on yıldır bekletilen ve bazıları kendilerine çeşitli dergilerde yer bulmuş şiirler bunlar. Olağan Şiir okuyucuları isim vermesek dahi kimden bahsettiğimizi anlarlar. Alpyürür, kendine has dil kullanımıyla okuru şaşırtıyor. İyi bir gözlemci olmasıyla birlikte canımızı yakan bazı şeylere de şiir yazıyor. Bu her zaman bir duygunun eksik yaşanması değil elbet. Alpyürür; sınıf listelerine, iyilere ve bizzat büyümenin kendisine de şiirler yazan bir şair. Güçlü gözleminin etkisini şiirlerini okurken daha da fark ettiğimiz şairimiz dizelerinde de bunlara yer vermeye devam ediyor. 

Kalbi kırıklar,
Görünce birbirlerini gözlerinden tanırlar.
Nereye uğramak istemezlerse bir daha,
Kendilerini aniden yine orada bulurlar.”[1] dizelerinden söz ediyorum mesela.

Alpyürür “Şimdi kimsenin canına dert olmuyor / Sri Lanka’da mayına basan bir fil[2] dizeleriyle de kavgasını daha güçlü ifade ediyor. 

Güçlü olduğu kadar sakin de bir kalemi var Alpyürür’ün. “Veda” şiirindeki incelikten ve sakin anlatısından bunu çok rahat görebiliyor okur. Veda’nın hemen ardından okuduğumuz “Saçların Üzerine”de de keza. Göğsümüzü paramparça eden bir vedayı çığırtkan olmayan sözlerle ifade edebilmek gerçek bir şairin harcı sanırım. Okurunu etkilemeye devam ediyor ve aynı sakinlikle “Sen buradayken güzel her şey / Sen buradayken her şey yerli yerinde[3] dizelerine yer veriyor “Uzak” şiirinde. Alpyürür, okurken size güçlü bir öykü havası veren şiirlerine de kitabında yer vermeyi ihmal etmemiş. “Kuş” şiirinden söz ediyorum. Öykü havası verirken şiirin inceliklerinden yararlanmayı ihmal etmiyor elbette. 

Alpyürür, şiiri hayatı anlatmak için bir saha gibi görüyor kanısındayım. “Sevinç” şiirinde okuduğum dizeler beni böyle düşünmeye itiyor çünkü. “Hep anlatır bize / İyiliği, kötülüğü, fakirliği, hastalığı[4] diyerek göz önüne aldığı meseleler şiirin gerçek bir derdi olduğunu hissettiriyor. Şiirin ve şairinin de bu gerçek dertlere teğet geçmediğini bizzat bu dertlerin amiyane tabirle içinden geçtiğini görüyoruz. Alpyürür, bu ilk kitabında bizlere annesinin saçlarıyla oynayarak uyuma duygusundan mahrum kalmaması gereken çocuklardan, ölümden azalan korkumuz yüzünden kullandığımız ayraçlardan, yarına çıkma umudumuzdan, babaların çocuklarına sığınak oluşlarından bahsediyor. 

Dünyanın türlü dertlerinden, türlü iç sıkıntılarından, kavuşmalardan, ayrılıklardan, vedalardan söz ediyor. Kendini Dolduran Boşluk hem yazarı hem de okuru için iyi bir birikim olmuş. Fakat Alpyürür şiirinin sıkı bir okuru olarak şunu demeden geçemeyeceğim; umarım yazarımız bir sonraki kitabı için ilk kitabı gibi on yılların geçmesini beklemez. Biz okurları ikinci kitabını da sabırsızlıkla bekliyor olacağız. 


[1] Fahri ALPYÜRÜR, Kendini Dolduran Boşluk, Klaros Yayınları, Ankara, 2023, syf 47. 

[2] Fahri ALPYÜRÜR, Kendini Dolduran Boşluk, syf 58.

[3] Fahri ALPYÜRÜR, Kendini Dolduran Boşluk, syf 21.

[4] Fahri ALPYÜRÜR, Kendini Dolduran Boşluk, syf 30.

Editör: Feray Durmaz

Visited 14 times, 1 visit(s) today
Close