Yazar: 18:00 İnceleme, Öykü Kitabı

Hüseyin Kılıç: Şimdi Karşıya Geçebilirsiniz

Günümüz edebiyat dergilerinin, online edebiyat sitelerinin hemen her bir köşesinde öykülerini okuyabileceğiniz oldukça üretken bir yazarın ilk kitabıyla tanıştırmak isterim sizleri. Evet, Hüseyin Kılıç’tan söz ediyorum. Benim gibi pek çok öykü dergisini, öykü sitelerini tarayan ve sık sık yeni öykücülerden kim var diye bakınan biri için Hüseyin Kılıç bu camiada parlak bir yıldız niteliğinde. Adını hemen her dergide görüyor, nasıl bu kadar üretebildiğine hayretler ediyorum ama zaten öykülerini ve kurduğu dünyaları okuduğunuzda yazılacak çok şeyi olduğunu siz de fark edeceksiniz. Günümüz dertlerine zaten cümlelerinde yer vermesi ile birlikte bir de kurduğu distopik evrenlerde daha yazılacak yüzlerce öyküsü vardır diye tahmin ediyorum. Yazarı tanımaya başladığımdan beridir de olsaydı kesin bunun da öyküsünü yazardı diyebiliyorum. Kılıç’ın üretkenliğini yeteri kadar abarttıysam bence artık eserine geçeyim.  Öykülerinin bence en dikkat çekici yanı değişik bir evren kurmasıyla birlikte aslında karakterlerin birebir bizim içimizde yaşamaları. Özellikle “Küçük Eşref’in Mübarek Sakalı” öyküsü ile birlikte daha da farkına vardığımız bir konu bu. Sıradan bir kasabada anlatılan günlük hayatın öyküsünde karakterler bir anda değişik bir evrenin tesirine giriyorlar. Sonra yazar bunu yeniden olağan akışıyla anlatıyor ve biz yeniden o sıradan kasaba öyküsüne devam ediyoruz. Okurken oldukça şaşırdığım bir diğer öyküsü ise aynı tekniğin devamı niteliğinde olan “Dünyayı Kurtaran Adam İbrahim”. Kullandığı ütopik dili halktan karakterlere işlemeyi başarıyor ve okur nezdinde inandırıcılığı da devam ediyor. Yazar her gün gördüğümüz İbrahim amcalara, Mehmet dedelere distopik karakterler yazdığı kadar o karakterler yine Mehmet dede olmaya da devam ediyor. Bunu incelikle yaptığı için de okur sanki bir macera kitabı okur gibi okumaya devam ediyor. Bu sorgulamayıp okuma halini Sait Faik’in Alemdağ’da Var Bir Yılan kitabında da görmek mümkün. Hüseyin Kılıç da Abasıyanık’ın sezdirmeden yarattığı ütopyalarda geziniyor, sıradan karakterlerin olağanüstü güçleri olabileceğine bizleri inandırıyor. 

Kullandığı masalımsı anlatımla birlikte kendine has dilini fark ettiğimiz yazarın yarattığı okuma zevkini, yaşayarak devam ediyoruz kitabın satırları arasında gezinmeye. “Ölüm İlanı” öyküsünde karşılaştığımız ilginç fikirle birlikte öykünün sınırlarını zorluyor yazar. Hayatı gerçekten gören, yaşamı anlayan kişilerden Hüseyin Kılıç. Bunu kitaba da adını veren Şimdi Karşıya Geçebilirsiniz öyküsünü okurken daha net fark ediyoruz. Gerçek bir gözlemin eseri olduğu aşikâr olan toplam on dört öyküde de yazarın dili kendince eğip büktüğünü görmek mümkün. 

Hüseyin Kılıç sadece hayal gücünün sınırlarını zorlamakla kalmayıp hemen her gün gördüğümüz, şahit olduğumuz şeylere de öyküler yazıyor ve biz, aidiyetin vermiş olduğu hazla okuyoruz öyküleri. Kılıç’ın yaratmayı sevdiği evrenlere alışan okur, bu dili bir de “Huzur Hakkı” öyküsünde görüyor. Fakat, okurken yazarın sahip olduğu farklı bakışı gören okur daha kısa tutulabilirdi eleştirisini de yapabilir. Sık kullanılan hitap kelimeleri öyküde anlatımı biraz zayıflatmış, okurken sık sık aynı tekrarı görmek okuru biraz sıkmış olsa da fikir olarak güzel olan öykü yine de kendini okutturmayı başarıyor. Kılıç’ı okurken bazen de sanki bir hafta sonu haberine dair yazılan öyküleri sezinliyor okur. “Koşan Adam” öyküsü bunlardan biri mesela. Okurken sanki bir haberin içinde gibi hissediyor okur kendini. Kılıç’ın kendi kendine konuşurmuş gibi bir havada yazdığı öyküleri de oldukça dikkat çekici. Kullandığı bu dil sayesinde oldukça kolay okunan, okumaya devam etme isteğini artıran öyküler çıkıyor ortaya. 

Okuduğumuz bu toplam on dört öyküde de yazarın usta dilini görüyor, kullandığı ütopik karakterleri zevkle okuyoruz. Şimdi Karşıya Geçebilirsiniz oldukça etkili bir ilk kitap olmakla birlikte bu kadar üretken bir yazardan hemen bir yenisini de bir okur olarak talep ediyoruz. 

Editör: Feray Durmaz

Visited 14 times, 1 visit(s) today
Close