İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Güzelde Durup Kalmak: Byung-Chul Han – Güzeli Kurtarmak Kitap Analizi

      Sosyal medya, iletişim, şiddet, gösteri, pornografi, erotizm üzerine kalem oynatan ve bu konuda hayli donanımlı denemeler ortaya koyan Güney Koreli yazar Byung-Chul Han, yazdıkları ile okura etrafında dönüp durmaktan vazgeçmediği bir karanlığı işaret eder gibidir. Gerek Yorgunluk Toplumu, gerekse Şeffaflık Toplumu ve Şiddetin Topolojisi gibi kitapları okunduğunda birbirini çağrıştıran bölümlerin olduğu görülecektir. Kitaplarında filozoflardan alıntı yapmayı da ihmal etmeyen yazarın felsefe tarihi hakkındaki derin bilgisi ve satırlarında gündeme getirdiği felsefi kavramlar üzerinden kurduğu yazar dili, onun kabiliyetinin de kanıtı gibidir.
        Her şeyin hıza maruz bırakılarak tüketildiği; hiçbir negatifliğin, yaranın, kırığın, acının kabul görmediği, pozitif toplum anlayışının hüküm sürdüğü çağımızda, Chul-Han’ın Güzeli Kurtarmak isimli kitabı bu anlayıştan payını alan Güzel’in yaşadığı krizi ortaya koymaktadır. Pürüzsüzlüğü çağın alameti olarak niteleyen yazar; sanatı, politikayı, ticareti, eğlenceyi birbirine bağlar ve her alanda “ Neden pürüzsüzü güzel buluyoruz?” sorusunu sorar. Roland Barthes’ten yaptığı bir alıntı ile dokunma hissinin, hislerin en gizem bozucusu olduğunu, mesafe olmadan gizem olamayacağını, gizemin bozulmasının ise her şeyi eğlenilebilir ve tüketilebilir kılacağını ifade eder. Ellerimizde sıkı sıkı tuttuğumuz pürüzsüz dokunmatik ekranların neyi beğenirsek onu ortaya çıkardığını ve kendisini bir tüketim mekânına dönüştürdüğünü bize hatırlatır.
     Jeff Koons’un “Ballong Dog” (Balon Köpek) eseri üzerinden pürüzsüz, hiçbir çıkıntısı olmayan heykelleri ve dolayısıyla sanatı ele alan yazar, sanat eserinin sadece beğendirmekten ziyade izleyicinin toslaması, hatta altüst olması gerektiğini savunur. Kitabın temel tezinin ortaya konulduğu birinci bölüm, içinden her türlü yaranın ve sarsılmanın alındığı Güzel’in nerede tüketildiği sorusuna da cevap verir. “Güzel olan beni beğen (Like) ‘de tükenmiştir.” Oysa yazara göre Güzel tecrübe edilmesi gereken bir şeydir. Hatta “Güzelde Durup Kalmak” başlıklı 12. bölümde, kitapta okuru özellikle düşündürten satırlara yer verilmiştir. “Sanatın vazifesi ötekini kurtarmaktır, güzeli kurtarmak ötekini kurtarmaktır… Tüketim ötekini yok eder. Sanatın güzeli tüketime karşı direniştir.”  
Böylece kitabın tamamı tüketim ile güzel arasındaki açık uyuşmazlık üzerinden ilerler ve bu ilerleyişte karşımıza on dört bölüm çıkar. Her bölüm birbirine zıt (görme ve dokunma, dijital güzellik ve doğal güzellik) kavramların oluşturduğu zemin üzerinden ilerler.
    Çağı okumak ve anlamak isteyenlerin başucu kitapları olabilecek kitaplara imza atan Chul-Han dünyayı etkisi altına alan sosyal medyaya da eserlerinde sıkça yer vermektedir. Güzeli Kurtarmak kitabında da, Selfie üzerinden Ben’in iç boşluğuna işaret etmektedir. Arka planın bulanıklaştığı ve dünyanın silindiği Selfie, yazara göre var olan tek gerçek, ifadesiz yüzdür. “Çünkü “Ben” günümüzde kendisini tanımlayabileceği, ona sağlam bir kimlik verebilecek ifade biçimlerinden yoksundur. Ne narsist kendi kendine delice bağlanma ne de kibir Selfie bağımlılığını çıkaran şeydir; fakat iç boşluk bunu üretir.”
   Her ne kadar modern zamanların estetiği güzeli ve yüceyi birbirinden ayırmış olsa da Chul-Han, “Acının negatifliği güzelliği derinleştirmektedir. Burada güzel pürüzsüzlükten bambaşka bir şeydir.” diyen Pseudo Longinos’un ve güzelliğin yüceliğinden dolayı aşılamayacağını düşünen Platon’un peşinden gider. “Post-modern bir tarzla yüceyi güzelin karşısına koymak faydalı olmayacaktır.” der. “Güzel ve yüce aynı kaynaktandır. Yüceyi güzelin karşısına koymak yerine; güzeli, içselleştirilemeyen ve öznelliğin yitirildiği yüceliğe irca etmeliyiz.  Böylece güzel ve yüce ayrımı son bulur.” diye de ekler.
    “Bağlayıcı olana özlem duymak gündelik hayatın ötesine özlem duymaktır. Bugün güzelin pürüzsüzleşerek beğeni, Like objelerine, keyfi ve rahatlatıcı şeylere dönüşmesi sonucunda güzelin krizi ile karşı karşıyayız. Güzeli kurtarmak bağlayıcı olanı kurtarmaktır.” diyen Chul-Han’ın Anadolu irfanına yakın düşünceleri, bazı okurlar tarafından kitaplarının tercih edilmesinin sebepleri arasında yer alabilir. Netice olarak güzelin hakikatle olan bağlantısı aşikâr. Çünkü güzelin kaynağı ilahidir ve bu sebeple her güzel olan şeyin üzerinde tecelli eder. Tekrar edersek, güzeli kurtarmak, bağlayıcı olanı da kurtarmaktır.

Yorumlar kapatıldı.