İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Alice in Borderland: Kazanırsan Yaşarsın

Alice in Borderland Aralık 2020’de Netflix tarafından yayınlandı. Aynı isimli Japon manga serisinden uyarlanan dizide bilgisayar oyuncusu Arisu ve arkadaşları kendilerini paralel evrendeki Tokyo’da bulurlar ve burada tek kural geçerlidir: kazanırsan yaşarsın. Dizi gamerlar (e-spor oyuncuları) tarafından çoktan izlendi ve olumlu eleştiriler aldı.   

Düşünün: bilgisayar başında uzun saatler geçiren, bug, fubar, beast, smurf gibi e-oyun kavramlarının kitabını yazacak kadar usta bir e-spor oyuncususunuz. Abiniz akademik hayatıyla ailenin takdir toplayan akıllı çocuğu iken, siz bilgisayar oyunu bağımlısı bir hiçsiniz. Bir gün yine babanıza kızıp arkadaşlarınızla buluşuyorsunuz ve dünyanın en kalabalık şehirlerinden Tokyo’da türlü şaklabanlıklar yapıp eğlenirken bir anda 37 milyon insan ortadan kayboluyor. Tam nereye gitti bu insanlar, zombiler, vampirler? Nerden gelecekler? diye düşünürken gözününüz alabildiği her yerin, şehrin her köşesinin bir oyun alanına döndüğünü öğreniyorsunuz. Koca şehir oyun alanı, sen de oyuncusun. Çok güzel değil mi? Sorun şu ki eğer oyunu kazanamazsan ölürsün.

Alice in Borderland, Netflix tarafından Aralık 2020’de dokuz bölüm olarak yayınlandı. Haro Aso’nun aynı isimli manga[1]’sından uyarlanan dizide gerçek hayatında iyi bir e-spor oyuncusu olan Arisu (Kento Yamazaki) en yakın iki arkadaşıyla birlikte ismi artık “Borderland” olan Tokyo’nun boş sokaklarında yaşamla ölüm arasındadır. Şehrin çeşitli binalarında katılımcıları bekleyen ve oyuncuların duygusal, fiziksel sınırlarını zorlayan oyunları oynamaları gerekmektedir ki oyuna katılmamak bir seçenek değildir. Seyirci ilk bölümün sonunda artık dizinin fantastik dünyasına girmiş oluyor, yani tavşan deliğinden fark etmeden geçmiş oluyorsunuz. Her bölümde oynanan oyun aşama aşama zorlaşırken, dizi karakterleri duygusal ve fiziksel olduğu gibi ahlaki açıdan da sınavlar veriyorlar.   

Adından da öngörülebileceği gibi dizi Lewis Carroll’ün “Alice Harikalar Diyarında” kitabından ilham almış, ancak kendi fantastik dünyası oldukça modern. Dizinin karakterlerinden Yuzuha Usagi yine Carroll’un eserindeki Beyaz Tavşan karakterinden ilham alınmış ki Usagi Japoncada “tavşan” anlamına geliyor. Dizinin ana karakateri Arisu, Alice’i ve Takeru da “şapkacı” yı simgelemekte. Carroll’ün Harikalar Diyarında, iskambil kağıtları asker olmuşlardı; eserin uyarlamasında oynanacak oyunun türünü belirten simge olarak karşımıza çıkıyorlar.  Haro Aso’nun aynı isimli mangasını da okuyanların dizi için eleştirileri: ana karakter Arisu’nun mangada katılmadığı oyunlara katıldığı, bazı oyunların konseptlerinin değiştirildiği ve kimi karakterlerin hikâyeye erken girdikleri yönünde. Basılı eser her zaman uyarlamadan daha etkileyicidir, yine de manga okurları diziyi mangadan ayrı düşünmüşler ve genel olarak sevmişler.

Dizi başarılı bir live action[2] örneği. Mekân paralel evrendeki Tokyo, yani yaklaşık 37 milyonluk nüfusu bir anda ortadan kaybolmuş bir kopya. Oyun oynanırken fantastik bir boyuta çekiliyorsunuz ki bu açıdan dizi gerçekle fantastiğin iç içe geçtiği bir yapım. Diğer taraftan dizide kimi çözüm kısımlarında karakterin pişmanlığı, kendini affedememesi gibi sancılı duyguların olduğu sahnelerin gereksiz uzun olduğu söylenebilir.

Dizinin ana karakteri Arisu zekâsı ve oyunlara diğer oyunculardan farklı yaklaşımıyla dizinin başında vadettiği gibi seyirciyi ve hatta dizinin diğer oyuncularını da kendisine hayran bırakıyor. Yine de dizinin belki de finalinden daha çok merak uyandıran şeyi, diğer oyuncu Chishiya’nın ne yapmayı planladığı. Ekranda göründüğü ilk andan itibaren soğukkanlı olmaktan gram fire vermeyen Chishiya’nın, gerek oyunlardaki performansı gerekse her durumda sakin kalıp bir sonraki adımı hesaplıyor olması, dizinin devamı gelirse sürprizler yapabileceğinin habercisi. 

Dizinin ilk sezonunun finalinde Arisu ve diğer oyuncular üstesinden geldikleri oyunların ardından gerçek dünyaya gitmenin bir yolunu bulabilecekler mi? sorusunu sorduktan hemen sonra ikinci sezona ihtişamlı bir göz kırparak veda ediyor. 

Dizinin imdb puanı 7.8/10

Notlar: 

1) Kelime Japonca “gelişigüzel” anlamına gelen “man” ve “resim” anlamına gelen “ga” sözcüklerine dayanmaktadır.

2) Aslında animasyon olan bir işin, gerçek oyuncularla yapılan uyarlaması (Scooby Doo)

Modellemesi gerçek insanlarla yapılan animasyonlar. Buna “motion capture” da deniyor. (Yüzüklerin  Efendisi, Gollum).

 Çiğdem Hasekioğlu


[1] Kelime Japonca “gelişigüzel” anlamına gelen “man” ve “resim” anlamına gelen “ga” sözcüklerine dayanmaktadır ( oxforddictionaries.com)

[2] 1. Aslında animasyon olan bir işin, gerçek oyuncularla yapılan uyarlaması (Scooby Doo)

   2. Modellemesi gerçek insanlarla yapılan animasyonlar. Buna “motion capture” da deniyor. (Yüzüklerin          Efendisi, Gollum).  (bolgegundem.com)

Latest posts by Çiğdem Hasekioğlu (see all)

Yorumlar kapatıldı.