Yahya Kemal, Türk edebiyatının en önemli zirve şahsiyetlerinden bir tanesidir. Yahya Kemal gerek yurt dışında kalıp özünü kaybetmeden “eve dönen adam” olmasıyla gerek eski ile yeniyi bir potada eritip neoklasik bir söyleyişle kaleme aldığı şiirleriyle kendisini edebiyatta zirveye taşımıştır. Yahya Kemal’in birçok şiirini biyografik olarak okumak mümkündür. Bu şiirlerinden bir tanesi de ”Atik- Valde’den İnen Sokakta” adlı şiiridir. Şiire geçmeden önce Yahya Kemal’in şiirlerini biyografik okuyabilmek için onun İstanbul’a ve semtlerine duyduğu sevginin kaynağını anlamak gerekir. Yazıda önce bu sevginin kaynağına değinilip şiirin üzerinde durulacaktır.

Yahya Kemal’in şahsiyetini oluşturan unsurlardan bir tanesi onun İstanbul’a duyduğu sevgidir. Şairin “aziz İstanbul” diye seslendiği şehrin görmediği, gezmediği, sevmediği hiçbir yeri yoktur. Yahya Kemal’in, İstanbul’u karış karış, semt semt gezdiğine şiirlerinden şahitlik yapılabilir. Şair, kendi düşlediği “aziz İstanbul”una yaşadığı müddetçe bir gün “bir tepeden” başka gün “bir başka tepeden” seyretmiştir. Yahya Kemal şehrin içinde yaşamasını bilmiş, şiirlerini masabaşında hayal ederek yazmamış, yerinde gördüğü, teneffüs ettiği hislerini yazmıştır. Yahya Kemal, İstanbul’u ve semtlerini seyredecek sanatkârların her bakışta onun yeni bir güzelliğini keşfedeceğini söyler: 

“Denilebilir ki İstanbul’u, Üsküdar’ı ve Boğaziçini’ni, her tepeden, her kıyıdan, her köşeden, her mevsimde, sabah, öğle, akşam, ve gece saatlerinde, derinden derine seyredecek bir sanatkâr kaç türlü yeni güzellik bulur; bunların koleksiyonunu tamamlamaya bir insan ömrünün yetmeyeceğine karar verir” (Beyatlı, 2017, s. 58).

Yahya Kemal, İstanbul’un keşfetmekle bitmeyeceğinin farkındadır. Çünkü İstanbul’un “sâde bir semtini sevmek bile bir ömre değer”dir (Beyatlı, 2018, s. 12). Yahya Kemal İstanbul’a estetik bir bakışın yanı sıra tarihî bir hissiyatla da bakar. Yahya Kemal İstanbul’u Türklüğün kültür ve medeniyetinin bir özü olarak görür. Türklerin yer yüzünde başka hiçbir eseri kalmasa bile İstanbul tek başına Türklerin medeniyetini göstermeye yetecektir kudrettedir. Yahya Kemal’e göre İstanbul’un fethedilmesinin en önemli sonuçlarından biri vatanın yekpâre bir hâle kavuşmasıdır.

İstanbul’un dışında eski yerleşim yerlerinden biri olan Üsküdar ve semtleri (Atik-Valde, Selimiye, Kandilli gibi) Yahya Kemal’in şiirlerine çokça akseder. Üsküdar ve semtleri onun şiirine millî, dinî ve uhrevî yönleriyle yansır. Yahya Kemal bazen yalnız bazen dostlarıyla Üsküdar’ı dolaşır. Üsküdar hakkında “Türk Üsküdar” adını verdiği bir konferans vermeyi düşünür. Üsküdar’ın onun için neden önemli olduğunu şu alıntıdan çıkarılabilir: “Bir havuzun durgun suyuna bakarsanız içinde oraya aksetmiş harici bir âlim ağaçlarını, bulutlarını görürsünüz. İşte Üsküdar’ın mâneviyetinde İstanbul muhasarasının günleri öyle duruyor” (Beyatlı, 2017, s. 59). İşte Yahya Kemal’in Üsküdar’a özen göstermesinin başlıca sebeplerinden biri Üsküdar’ın “bir ulu rüyayı görenler şehri” olmasıdır. İstanbul’u fethetmeye gelen Türk ordusu Üsküdar sahillerinden Ayasofya’yı seyreder ve fethin rüyası bu bakıştan sonra başlar (Koç, 2003, s. 483). Üsküdar, İstanbul’un fethine gün gün şahit olmuş ve bu fethin rüyasını görmüş vatan şehridir. Üsküdar’ın ulu rüyayı görmesi diğer şehirlerden onu farklı kılar ve ona gıpta ile bakılmasına neden olur. 

Yahya Kemal’in Üsküdar’ı sevmesinin bir başka nedeni ise doğup büyüdüğü Üsküp’ün havasını yansıtıyor olmasıdır (Ayvazoğlu, 2008). Yahya Kemal’in gözünde Üsküp şehri annesi Nakiye Hanım’ın diyarıdır. Üsküdar’da Üsküp’ün uhrevî havasını yaşayan Yahya Kemal’in gözünde Üsküdar “Kaybolan Şehir”deki Bursa gibi bir nitelik kazanır. Ayrıca Yahya Kemal’de dinî ve millî terbiyenin gelişmesinde annesinin etkisi çok fazla olmuştur. “Atik- Valde’den İnen Sokakta” adlı şiirinin içeriğini düşündüğümüzde dinî ve millî bir duyuşla hissedilerek yazıldığı görülecektir. Süheyl Ünver, Yahya Kemal’in zaman zaman Üsküp’e çok benzettiği Atikvalde ve Kocamustafapaşa semtlerini ziyaret ederek özyurt hasretini gidermeye çalıştığını; bu semtten aldığı ilhamlarla şiirler yazdığını vurgular (Ünver 2000, s. 140; aktaran Güneş, 2018, s. 224-255).

Bütün bu kaynakları göz önüne alırsak ”Atik-Valde’den İnen Sokakta” adlı şiiri biyografik olarak okuyabiliriz. Atik-Valde semti bugün Üsküdar’a bağlı bir semttir. Şair bir Ramazan günü iftar öncesi bu sokaktan geçerken şahit olduğu uhrevî atmosferi yansıtır. Yahya Kemal bize tanık olduğu bir hikâyeyi aktarır gibidir. Atik-Valde semtine Ramazan ayının maneviyatı sinmiştir. Şair, semtin oruçlu, süzülmüş benizli halkını iftar telaşını, kerpiç evleri ve bakkal dükkanında alışveriş edenleri seyreder. Bakkalda alışveriş eden kızların telaşlı bekleyişleri iftar saatinin yaklaştığını haber etmektedir şaire. İftar vakti herkes evine çekilir ve dinî görevlerini yerine getirmenin mutluluğunu yaşarlar. Şair oruçlu değildir. Bundan dolayı içinde bir burukluk hisseder. Mahalleliyle iftar telâşına ortak olamadığı için üzülür. Şairin yalnız bir tek tesellisi vardır böyle manevi duyguları hissedebilmesidir:

Tenhâ sokakta kaldım oruçsuz ve neş’esiz.

Yurdun bu iftarından uzak kalmanın gamı

Hadsiz yaşattı rûhuma bir gurbet akşamı.

Bir tek düşünce oldu tesellî bu derdime;

Az çok ferahladım ve dedim kendi kendime:

“Onlardan ayrılış bana her an üzüntüdür;

Mademki böyle duygularım kaldı, çok şükür.”

Bu şiirde Yahya Kemal’in sıcak bir yuvaya özlem duyduğu açıkça hissedilir. Yahya Kemal hiç evlenmemiş, bir aile kuramamıştır. Ömrünü çoğunlukla otel odalarında geçirmiştir. Yahya Kemal’in sürekli yurt dışında çeşitli görevlerde bulunması onun hayatını düzene koymasını zorlaştırmıştır. Şair 1939’dan ömrünün sonuna kadar (1 Kasım 1958) Taksim’deki Park Otel’de kalacaktır. Park Otel Yahya Kemal ile o kadar özleşir ki yakın dostu Nihat Sami Banar’lı Yahya Kemal’in Hâtıraları adlı eserinde “Yahya Kemal’i Park Oteli’nde ziyarete o kadar alışmıştım ki benim için Park Oteli demek, içinde Yahya Kemal bulunan aziz bina demekti” (Banarlı, 1960) diyecektir.  Yahya Kemal Park Otel’deki odasından Üsküdar’ı seyrederken hissettiklerini “Üsküdarın Dost Işıkları” şiirinde anlatır. Şair Üsküdar’ın yoksul ve mütevekkil insanlarının arasına yine karışamamanın üzüntüsünü dile getirir. ”Atik-Valde’den İnen Sokakta” şiirinde açıkça yabancı hissettiğini gösterirken “Üsküdarın Dost Işıkları” şiirinde bu vatana ait olduğunu, bizden olduğunu şöyle anlatır:

“Sizlersiniz bu ânı ışıklarla Türk eden!

Eksilmesin şu mutlu şafaklar bu ülkeden!

Gönlüm, dilim, kanım ve mizacımla sizdenim,

Dünya ve âhirette vatandaşlarım benim. ”

Toparlayacak olursak ”Atik-Valde’den İnen Sokakta” şiirinden Yahya Kemal’in anayurdu Üsküp’e duyduğu özlemi ve dolasıyla annesinin tesîrini, İstanbul ve semtlerine duyduğu sevgiyi, millî ve dinî unsurlara bakışını biyografik olarak okumak mümkündür.

KAYNAKÇA

Ayvazoğlu, B. (2008). Yahya Kemal’in İstanbul’u. İstanbul: Üsküdar Belediyesi.

Banarlı, N. S. (1960). Yahya Kemal’in Hâtıraları. İstanbul: İstanbul Fetih Cemiyeti.

Beyatlı, Y. K. (2017). Aziz İstanbul . İstanbul: İstanbul Fetih Cemiyeti.

Beyatlı, Y. K. (2018). Kendi Gök Kubbemiz. İstanbul: İstanbul Fetih Cemiyeti.

Güneş, M. (2018). Şehre Yansıyan Medeniyet Edebiyata Yansıyan Şehir . Ankara : Hece Yayınları.

Koç, M. (2003). Yahya Kemal Ve “Bir Ulu Rü’yayı Görevler Şehri Üsküdar. Üsküdar Sempozyumu I Bildiriler Cilt 2 (s. 482-488). İstanbul: Üsküdar Belediyesi.