İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Yazıların kategorisi: “Mahal Dergi 5. Sayı”

Buğu

Bu izi tanıyorum. Dün gibi, üzerinde otuz senenin tozu birikmemiş gibi. Tutunduğum merdivenin işlemeli tırabzanı şahitlik etti basamaklardaki yaraların oluştuğu güne. Şimdi yaşanmışlıkları besleyen ellerimle dokunuyorum sunturlu yüzeyine. Her hücreme…

Kan-ser(im)

Tik tak tik tak… Kaç dakikadır bu sese odaklıyım bilmiyordum. Sanki düşüncelerim, bu ritme kendini kaptırmış, zihnimin içinde bir köşeden diğer köşeye yol alıp duruyordu. Bencillik miydi bu yaptığım? İnsan…

Bahar Geldi

Yağmura saklıyordu gözyaşlarını… Kara bulutları silkinerek geldi Bahar. Sesindeki hırçınlığa hiçbir kurşun yetişemezdi. İçinde olup bitenler yüzünde gül bahçesine dönüşürdü. Onun katıldığı her ortam bir iken iki olurdu, yollar genişler,…

İkiz Şamdanlar

Antikacı Kazım Bey’in Dükkanındaki değerli, zarif eşyaların başında geliyorduk ikizimle ben. Esasında çok yaşlıydık, çok şeyler yaşamıştık. Yüz elli yılı aşkın bir geçmişimiz vardı. Bakmayın şimdi İstanbul’un Balat semtindeki bir antikacıda…

Bir İhtimal

Karanlığın ortasında, öylece duruyorum. Tutunacak bir dayanaktan mahrumum. Çünkü sandalyeyim ben. Ahşap bir sandalye. Sınırlarımı varlığım değil, biçilen değer belirliyor. Ve bittiğim yerde başlıyor kara delik. Varoluşum, yokluğu mecbur kılıyor.…

Fragman II

Geceleyin paralı asker Çağrıştırır şapkasında bir Düzine insan ve hepsinde birer Bira ölünün kemiğinde içiyorlar                   MEZAR KOKUSU                                     YAYILIYOROrtaya ve inleyen semenderSimyacının bir şapkası     Ç  ı  k    t  a  k   …

Kayıp

Esrarengiz bir cümle bağışlanacak sana Ey Babil. Ey Mısırlı Ütopya.Deliliğin çağrışımları hiçe saydığı bir cümle:Öyle ki devirecek Latin belleğini veAntik danslarını kutsal bilgelerinKül şöleninde. Şimdi seni korkutan tensiz yazgılara uyanmak…