İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Arasât

Last updated on 23 Temmuz 2021

geriye çekilip teslim olmak yok diyorum 
o büyük ve cüretkar savaş meydanından- 
gözlerin buyurgan aklımın içinde bir kavis gibi 
geriye dön diyor geriye dön kuşan azad-ı vehmi 
kuşansam ve kesiklerinden taşan göğün altında 
seni kendi kanıma akıtsam. yine emin olamıyorum 

ismin bulandırmış suyu  döküp saçıyorlar 
duraklardan, el ilanlarından, haçların ortasından sürüyorlar 
işte yol param, dediğin gibi İsa’yı da yok sayıyorum 
beni ellerinle bir kez daha tut diye şehre karışıyorum 

nefesin benden uzaktayken ıslıktır dilencileri sevindiren 
kuşları mandalina ağaçlarını büyüten boz renkli bir ıslık
seni öptüğümde derimde çivilenen eski bir yeminle bana dirlik veren 
her şeyi kendinde toplayan arasât senin ıslığın 

Ey insanlar diye başlayacak yürek yok bende 
ancak teslim olmadım sen arkamdan sarıldın 
çekildikçe kuruldum gövdene safâyı karşıma alıp
buralıyım artık çünkü sen ağladığında ağladım 

*azad-ı vehim: ilkin şüpheyle dolu kurtuluş demekken, şüphenin kurtuluşa galip gelmesiyle şüphenin kurtuluşu haline gelmişliği ifade eder.

Latest posts by Berkay Yöndem (see all)

Yorumlar kapatıldı.