İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Murat Gülsoy ile 5 Soru – 5 Cevap (Ne Dersiniz)

Hayata rakamlarla başlayıp cümlelerle devam etmek konusunda bize ne dersiniz?

Sanırım mühendis olmamı işaret ediyorsunuz. Ama soruyu böyle duyunca ister istemez şöyle bir cevap yankılandı zihnimde: Rakamlarla, sayılarla başlamadım ki hayata… Elbette sözcüklerle, cümlelerle başladım. Hatta resimlerle… Önce sadece resimlerine baktığım kitapları daha sonra okumaya başladığımda büyülendiğimi hatırlıyorum. Ne iyi ki öyle olmuş. Çünkü dile hakim olmak çok önemli. Daha sonraki yıllarda matematik ve fen bilimlerinde başarılı olmamı dile borçluyum. Herhangi bir matematik kitabını açıp bakın sayılar mı çok sözcükler mi? Hatta konular zorlaştıkça dilin önemi daha da çok kendini hissettirmeye başlar… Bu sorunun bir yönü. Ama ima edilen ikinci ve asıl meseleyi de yanıtlayayım. Mühendislik ve psikoloji eğitimi gördüm, biyomedikal alanında çalışıyorum üniversitede ama aynı zamanda edebiyatla uğraşıyorum. Yazıyorum, edebiyat üzerine düşünüyorum, yaratıcı yazarlık atölyeleri düzenliyorum. Bu benim için bir bölünme değil aslında. Ya da şöyle söyleyeyim: İnsan bölündükçe çoğalıp büyüyebilen bir zihne sahip.

Bize yayıncılık hakkında ne dersiniz? Delilik mi yoksa cümle bekçiliği mi?

Yayıncılık temelde düşünsel ve sanatsal üretimi başkalarına ulaştırmanın bir yoludur. Bu yüzden düşünce ve ifade özgürlüğü ile ilgili olduğu kadar özgür sanatsal üretimin gerçekleştirilmesinin de vazgeçilmez bir aracıdır. 1992’de dergi yayıncılığı içinde yer aldım. 2002 yılına dek Hayalet Gemi’nin yayın kurulundaydım. Çok zor ama çok öğretici bir işti. Birçok insanın hayatında bir iz bıraktı, en başta benim. Sonra 2004 yılında Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi yayın kurulu başkanlığı görevini üstlendim. 2021 yılına kadar bu görevi sürdürdüm. Çok büyük zorluklar içeren bir iş. Sürekli artan maliyetlerle üretimde bulunuyorsunuz ve sürekli alım gücü düşen bir kitleye ulaşmaya çalışıyorsunuz. Ama yaşamsal… İnternet, televizyon ve başka ortamlar da önemli ama halen kitap yayıncılığının insanlığın, uygarlığın en yaşamsal araçlarından biri olduğunu düşünüyorum. İyi yayıncılık geleceğe sağlıklı, doğru kayıt bırakmaya hizmete eder.

Murat Gülsoy kimdir, ne yapmak ister, iyi edebiyat kokusunu nasıl alır mesela?

En zor soru bu. Ya da şöyle söyleyeyim: yanıtlanamayacak kadar geniş bir soru. Yine de yanıtlamayı deneyeyim. Yazmaya çalışıyorum, yazma arzusu duyanlarla çalışmaktan zevk alıyorum, insanın psikolojisinin derinliklerine inen edebiyatı daha fazla öğrenmeye çalışıyorum. İyi edebiyatın kokusu… Arkadaşlarımla konuşuyorum, onların tavsiyelerini önemsiyorum. Sürekli tartışıyoruz, değerlendiriyoruz.

Oysa Herkes Kendisiyle Meşgul kitabının hikayesini paylaşır mısınız bizimle, ilk kime bahsettiniz bu konuda ve o size ne dedi?

1992’de Hayalet Gemi’nin yayın hayatına başlamasıyla öykülerimi yayınlamaya, okurlara ulaştırmaya başlamıştım. Yıllar içinde “artık ne zaman kitap çıkacak” baskısı okurlardan gelmeye başlamıştı. Okurlarım vardı fakat ben henüz kitaplarımı basacak bir yayınevi bulamamıştım. En sonunda 1999 yılında Can Yayınları kitaplarımı basmayı kabul etti. En ölü sezonda Temmuz ayında yayınlandı kitabım. Çok sevindik tabii ama sevincim kısa sürdü, bir ay sonra büyük deprem oldu. Her şey başımıza çöktü. Toparlanmamız zaman aldı. Yani ilk kitabımın anısı çok tuhaf korku ve üzüntülerle gölgelenmiştir.

Hayat yeniden “güzel” olur mu ne dersiniz?

Ben umutlu olmaktan yanayım. Çünkü umudunuz varsa harekete geçersiniz, o umudu, hayali gerçekleştirmek için bir şeyler yapmaya çalışırsınız. Hareketsizlik bana göre değil. Bir nevi ölüm. O yüzden, evet, tabii ki her şey çok daha güzel olacak, derim.

Yorumlar kapatıldı.