Yazar: 23:43 İnceleme, Kitap, Kitap İncelemesi, Roman

Merhamet Kitap İncelemesi

Chloe Ardelia Wofford bilinen adıyla Toni Morrison, Nobel Edebiyat Ödülünü alan ilk siyahi kadın yazardır. Merhamet, benim yazardan okuduğum ilk roman, yazarın ise dokuzuncu romanı. 

Merhamet’i kütüphanede gördüğümde kitap hakkında hiçbir fikrim yoktu. Raftan aldım. İlk sayfasını açtım ve okumaya başladım. ‘Korkma. Yaptığım onca şeye rağmen kelimelerim seni incitemez.’ Aslında sadece ilk paragrafı okumaktı niyetim ama baktım ki ikinci sayfayı bile bitirmiştim çoktan.

Siyahilerin sadece ten renklerinin farklılığından dolayı insan yerine konulmadıkları, parayla alınıp satıldıkları, namuslarının, onurlarının hiç sayıldığı, en zor ve kötü işlere koşturuldukları bir döneme gidiyoruz. 1600’lü yılların sonuna. 

Üç kadın. Lina, Florens, Sarrow. Kişilikleri, hikayeleri farklı olsa da kader onları bir çiftlikte buluşturdu. Lina en büyükleri, en gerçekçileri. Florens hayalperest, aşkın peşinde yollara düşen. Sarrow, eksik olduğunu düşünen, bu boşluğu anneliği ile dolduran kadın. Bu üç kadının birleştiği çiftliğin hanımı olan Rebekka.  Onun hikayesi de diğerleri kadar acı dolu. 

Olaylar, kişiler, zaman biraz karışık. Hangi kadının konuştuğunu, şu an kimin hikayesini okuduğunu anlamak zor biraz. Kitapta ilerleyince aslında her kadının anlatış şeklinden kim olduğunu anlamaya başladım. Lina’nın kendinden emin, her şeye hakim anlatımı, Florens’in duygusal, şiirsel anlatımı, Sarrow’un kendinin ve dünyanın pek de farkında olmayışı okurken kadınları ayırt etmek için gizli gizli yardımcı oluyor. 

Kitapta zulümlere, haksızlıklara bir baş kaldırıştan çok, tüm bunların kadınların ruhlarında açtığı yaraları görüyoruz. Kendilerini bulma, var etme, yoluna devam edebilme çabalarını okuyoruz. Bu çabalarının arka planında dönemin siyasal, toplumsal, dinsel özelliklerini okuyabiliyoruz. Kanunların, dinin beyazların tekelinde oluşunu, beyaz ırkın insanı bile bir ticaret objesi haline getirip insan onurunu nasıl köleleştirdiğini okuyoruz. 

Anlatılanlar kısa kısa geçmişte, çoğunlukla kısa bir süreci kapsayan bugünde geçiyor. Okuması benim için zor olmadı. Aksine yazarın dilinden, basımının özeninden dolayı keyifle okudum. Ama kitaptaki olay ve kişilerin hafiften ‘havada kalması’ndan hoşlanmayan okuyucular olabilir. Okuyacaklara da keyifli okumalar.

Nihal Baysal
Visited 14 times, 1 visit(s) today
Close