Damızlık Kızın Öyküsü ile tanıştığım Margaret Atwood daha okuduğum ilk kitabıyla beni büyülemişti. Hayal gücüne, zekasına, üslubuna, kalemine hayran kaldığım Atwood’u okumaya Kör Suikastçı ile devam etmiştim ve çok sevmiştim. 

Damızlık Kızın Öyküsü dizisi itibarıyla da epey ses getiren bir eser zaten. Margaret Atwood’un fütürist kitabı Damızlık Kızın Öyküsü, tek bir stil veya tür olarak sınıflandırılmayı reddeder. Daha ziyade, öngörülebilir bilim kurgu, gerilim ya da feminist edebiyattan radikal bir ayrılıkta bir dizi yaklaşım ve formatı harmanlar.

Cinsiyet meseleleri ve feminizm romanın merkezindedir. Hiçbir zaman dar görüşlü olmamasına rağmen, Atwood feminist görüşleri ile tanınır ve Damızlık Kızın Öyküsü’nde görüşlerini öne sürmekten ziyade bu konu hakkında tespit ettiği soruları gündeme getirir.

Örneğin, Atwood kendi yaşamında kadınların hem kariyer yapıp hem de mutlu bir özel hayata sahip olmasının imkansızlığı söylemini reddederek Damızlık Kızın Öyküsü’nde baskıcı ataerkil bir rejimin kadınların kariyer yapma hakkını nasıl ezip geçtiğini gösterir. 

Kendi açımdan muhteşem bir okuma olduğunu söyleyebilirim kısacası. 

Kitaplarını gözüm kapalı almaya başladım artık benim için yeri çok yarı bir yazar olduğunu anladığım zaman. Hakkında hiçbir fikrim olmadan aldım Antilop ile Flurya’yı. Daha önce kimsenin elinde görmemiştim de zaten. İnanın neden bu kadar az okunuyor çözebilmiş değilim. Gerçekten sayfalar akıp gidiyor okurken. Ödev yapmaya çalışırken aklımı 1 dakika bile kitaptan alamadım. Beni öyle içine çekti ki merakıma yenik düşüp final/ ödev çalışmaları arasında dayanamayıp yine kitabı okudum. 

DelliÂddem üçlemesinin ilk kitabı Antilop ve Flurya. Damızlık Kızın Öyküsü’ndeki gibi, Margaret Atwood’un Antilop ve Flurya’sı, bildiğimiz toplumun yıkıldığı bir distopik geleceği hayal ediyor. Kitapta bilimsel gelişmelerin çocukları istendiği gibi modifiye edildiği, domuzların insan organları büyütmek için kullanıldığı ve tavukların ‘ChickieNobs’ adı verilen beyinleri ve gagaları olmadığı yeni yaratıklarla yer değiştirdiği bir dünya çizilir. Bilimin nasıl insan ırkının imhasıyla sonuçlanan tehlikeli bir araç haline gelebileceğini gözler önüne serer yazar. Aynı zamanda çeşitli kelime oyunlarıyla kapitalist sisteme dair bir yandan dalga geçer bir yandan da eleştiri yapar. 

Kısacası, değişik deneyimler arayışındaysanız Atwood tam da size göre. Kalınlıkları gözünüzü korkutmasın zira okuduğum tüm kitapları inanılmaz akıcıydı. Öyleyse başlangıç olarak Damızlık Kızın Öyküsü’ne ne dersiniz?