Yazar: 18:45 Tiyatro İncelemesi

İki Gözümün İstanbul’u-Oyun İncelemesi

2020 yılında Sabri Sür tarafından kaleme alınan ve Manisa Yunus Emre Kent Tiyatrosu’nda Yonca Gezgin yönetmenliğinde sahnelenmekte olan İki Gözümün İstanbul’u, Mithat ve İlkay’ın aşkı etrafında şekillenen müzikli, danslı modern bir ortaoyunu örneğidir. Yazar, karakterlerini geleneksel ortaoyunu (Pişekar, Kavuklu, Denyo) ve Karagöz’den (Matiz, Tuzsuz Deli Bekir, Arene) yararlanarak oluşturmuştur. 1800’lerin İstanbul’unda geçmekte olan eser, karakterlerin yaşadıkları mahallede çıkan yangını söndürme çabaları ile başlar. Oyunun daha ilk sahnesinin bir curcuna ile başlaması seyirciyi oyuna dahil etme amacı taşır. Renkli ve hareketli bir dünyaya sahip olan karakterlerimiz, bu oyunda tek bir amaç için çabalamaktadır: Hüsam Bey’in son arzusu üzerine İlkay ve Mithat’ı evlendirmek. 

Hüsam Bey (Pişekar’ın babası) hayli ilerlemiş yaşından ötürü hasta ve doktorların çok az ömür biçtiği bir adamdır. Onun son isteği torunu Mithat’ın mürüvvetini görmektir. İşte olaylar tam bu noktada başlar. Mithat, gönlünü “İki Gözümün İstanbul’u” olarak hitap ettiği İlkay’a kaptırmıştır. Hüsam Bey’in arzusu üzerine İlkay’ı istemeye giderler, fakat karşılarına beklemedikleri bir engel çıkar. Ailesi, oğulları Tuzsuz evlenmeden İlkay’ı evlendiremeyeceklerini söyleyince mahalleli buna bir çare aramaya başlar. Tuzsuz ise mahallede ahkâm kesen, kabadayılık taslayan, fakat evde annesine ev işlerinde yardım eden modernleşmiş bir karakterdir. Deli dolu hareketlerinden dolayı hiçbir kız kendisiyle evlenmek istememektedir. Bu duruma bir çözüm bulmak isteyen Pişekar (Asım), kahvehanenin çırağı Denyo’dan mahalleliyi toplamasını ister. Tuzsuz ve İlkay’ın babası olan Matiz, Pişekar ile bu duruma çözüm bulmaya çalışırken mahalleye zaptiyeler gelir. Kavuklu’nun yanına gelip Hamdi isminde bir asker kaçağını aradıklarını söylerler. Hamdi, yakalanırsa kendisini askere alacakları korkusuyla zaptiyelerden kimliğini gizler. Pişekar’ın tavsiyesi ile bu işten sıyrılmak için kadın kılığına girer. Adı artık Karnıgül olmuştur; Pişekar ve Denyo da bu sırra ortak olurlar. Bu arada mahalleli Tuzsuz’a halen gelin adayı aramaktadır. Pişekar Kavuklu’ya, eğer babası Hüsam Bey’in son arzusunu yerine getirmeyi ve yeğeni Mithat’ın sevdiğine kavuşmasını istiyorsa, Tuzsuz ile evlenmeye razı gelmesi gerektiğini, söyler. Kavuklu istemeye istemeye Tuzsuz’u kadın olduğuna inandırmayı kabul eder. Tuzsuz Karnıgül’ü görür görmez âşık olur ve ona evlenme teklif eder. İşi bozuntuya vermek istemeyen Karnıgül, kendisini istemeye gelmelerini söyler. Bu işi çözdüklerini zanneden Pişekar ve Kavuklu’yu bir sürpriz daha beklemektedir: Hüsam Bey de Karnıgül’ü görür görmez ona âşık olacaktır. Fakat Mithat ve İlkay’ın evlenebilmesi için Karnıgül’ü ailesinden istemeye mecbur olur. Bütün bunlar olurken Arene, Denyo’nun ağzından laf alarak Karnıgül’ün aslında Hamdi olduğunu öğrenir ve vergi borçlarının silinmesi karşılığında durumu zaptiyelere bildirir. Hüsam Bey Karnıgül’e olan aşkına yenik düşer ve onu gece vakti bir halıya sarıp kaçırırken Tuzsuz’a yakalanır. Bir filmdir kopar, herkes Karnıgül’ün kim olduğunu öğrenir. Bütün bunların Mithat ve İlkay’ın evlenebilmesi için yapıldığını öğrenen İlkay’ın babası Matiz, kızını Mithat’a vermeye razı olur ve perde kapanır.

Seyircileri bildikleri ortaoyunu ve Karagöz karakterlerin dışına çıkararak yepyeni bir tipleme kadrosu ile baş başa bırakan, her sahnesinde canlılığını koruyan bu oyun; kendine has mizahi diliyle, karakterlerinin renkli dünyalarını başarıyla yansıtmaktadır.

Yağmur Özoğlu

Visited 7 times, 1 visit(s) today
Close