İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Dilhun

Tarardı saçını körpecik elleriyle Dilhun
Sonra çamurlu yollarından geçerdi 
Çiçekli beyaz elbisesiyle ruhunun 
Saçlarına baksan gerçi hazanı görürdün 
Bakımsız yapraklarını sonra
ücra köşelerinde çocukluğunun
Daha derin baktın mı hırçın dalgalar gelirdi gözünün önüne 
Birden gözlerine değerdi gözlerin 
Sarp kayaların ardında uçurumu bulurdun 
Baktı mı sana düşer, kaybolur, boğulurdun
Alnındaki çizgiler bıraksan anlatırdı 
Zannımca dinlesen bir ömür ağlatırdı 
Türküsü vardı sözlerinde mahsunluğunun
Dilhun’a bakınca yorgun ezgiler susardı 
Susardı, susardı da matem tutardı 
Dilhun… kaybolmuş manaların kadını

Latest posts by Hilal Meral (see all)

Yorumlar kapatıldı.