İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Yazıların kategorisi: “Şiir”

Tarla Kuşları

tüm kuşlar öldüğü vakit gideceğim.bileklerime dolanan sancıdan öteyeve ruhumun karmaşaya gebe olduğubu ikindi vaktindeönce tarla kuşları, sonra hepsi öldüğünde. ekinsiz bir ömrün yalnızlığındasorsanız, üç beş ömür gerideufkuma batan her kirpik yüzündeniçimde ağlamayı…

Astarı Kesilen Rüya

Bulaşmış kalp duyguları çeperlerinde her saniye dilim. Heceleyerek adımla beni, senden uzamış göğe doğru. Kanasın güneş dudaklarının kenarında, boz kelimelerim irtifa kaybetmesin. İşte!  Görüyorum; bulanık narlı, arkasından bağlı dünyayı. Tünüyorum…

Yeşil Gözleri Gözlüklü

Yeşil, yeşildi ağaçlar Yeşildi sararana kadar her yaprak Yeşil ve kırmızı biber tadında, Acı acı ağlardı bebek. Farklı, bohem, bira yakışıklı Kömürle çıra işte sobada! Sen, çektiğim doğum sancısı  Çok …

Tesadüfî Bir Kronolojinin 71 Parçası

Yorgun zamanların duvarlarındayıkık bir bedenterk edilmiş sonbaharda Sözlerin ardında tokat gibi bir yalnızlıkŞarkıları da aratmıyor bu hikâye Savruluyor nedenler umarsızDamarlarında acınası silik yaşamlarKusuk acıtan sersemleyişlerDefalarca sızısında arayışlarınBekleyişin odalarında sancıyan  Arkanda kısık…

Yel Değirmenleri ve Şarjörler Sevgilim Türkülerimizi Mahva Süreklemek İçin Yeterli mi? Yoksa Biraz Daha mı At Öldürmeliyim. Akşam Üstleri.

saçları, kulakları ve atları vardı.ah göğe uzanan tayları… ölmek için ne çok mimiğin var sevgilim.kavisli intiharlar beğen bu gün bir urganın ağırlığında.bir yay gibi fakat savaşsız ve kedisiz.kedisiz…çünkü tüfeğim yok…

Al Adamlar

Günleri saymak için ağaçlar kestim kuşlar korkuttum tanrım affet laternacı çık mahallemden keyfim kaçık ya sevdiğimi çal ya da terk et artık ben bile anlamıyorum olanları sigara içiyorlar durmaksızın bu…

Biyan Balı

I bir kere meyan şerbeti içtim yazdı sıcaktı içim bulandı kalay ve bakır ve tütün kokuları ayıltır bu sokakları altın sarısı tadı zehirler oksitlenmiş kaplardan yenen tütün kebabının zehre doydum…

Uzaklar İçin

Bulvarlarında izlerini arıyorum yalnızlığınYarasında büyüttüğümüz çiçeklerin nemli ağızlarıylaArabesk gecelerin koynunda geçip giderkenGeçip giderken acının umuda katık edilmesiyle ehlileşenYabanıl çocuk gülüşleriyleAkşamlar çekiliyor mavi bir çarşaf gibi denizdenUzanıp bir güle çekimser parmaklarıylaBelki…

İndirgenemez Yolculuklar

pusulam şecerelerde kayıtlı değilbu taş örgü, dört duvar, yalın kat dünyaardımdan gelen ne varsa parıldar ben giderkenkurtulmak elde değil tamamlayamadığım bu hikaye başından eksiknefessiz bir çoğunluktayımyazgım takvim kağıtlarından ezberlenmişellerim kilitlenmişyorgun…