Ölüm meleği çalışıyor.  Baş melek bu günlerde çok meşgul.  Etrafında emir bekleyen  yardımcıları.  Bölge bölge tüm dünyayı sarmışlar, şeffaf bir tül gibi.   Kıtaları kaplamışlar, örümceğin yumuşak ağı gibi.       

Ellerinde görünmez listeler.  Listelerde alt alta isimler. Duraksamadan, hızla yapıyorlar işlerini.  Takdir-i ilahi bu.  Gecikmez, erken de gelmez.  Her ölüm  tam zamanında olmalı.  

Azrail kol geziyor.  İşleri yoğun.  Etrafında ölüm melekleri.  Yorulamaz, dinlenemez, boş duramazlar.  Dünyanın her yerinde alınacak çok can var.  

Zenginlerin canı. Yüzlerini en pahalı, en geçirmez  maskelerle sımsıkı kapatıp, korunaklı gözlerini korkuyla kocaman açanların.  

Azrail kol geziyor.  İşleri yoğun. Etrafında emir melekleri.  Ara veremez, erteleyemez, secde edip insanoğlu için af dileyemezler.  En uzakta, adını duymadığımız en kuytu köyde,  en yakında, karşımızdaki evde, alınacak çok can var.  

Fakirlerin canı.  Ağzı çıplak, burnu çıplak olanların.  Açlıktan karnı ağrıyan, gözlerinin ışığı solanların.  

Sıradan insanların, sessizce bekleyenlerin ya da hiç beklemeyenlerin canı.      

Ruhların irtibatı koparılacak bedenlerden.  Duraksamadan, hızla.  Vücutları ruhlara bağlayan o görünmez, incecik ipler kesilecek.  Ruhani makaslar keskin.   Onlar körelmez, onlar bileylenmez.  “KES!” emriyle keser.    Tam zamanında.  Takdir-i ilahi bu.   Gecikmez, erken de gelmez. Her ölüm tam zamanında olmalı. 

Azrail kol geziyor.  Emir erleriyle dolaşacak her beldeyi, yıkacak haneleri.  Ardında sessizce ağlayan ihtiyarlar, feryat eden gençler bırakacak, durmayacak.  Ölüm melekleri  “Yeter!” demez.  İsyan etmez.  Şikâyet bilmez.  

Azrail kol geziyor.  Gezecek.  Ta ki, O merhamet eden, her yönden gelen sesiyle  “Dur!” diyene kadar…“DUR!”

Latest posts by Menekşe Ercan Pekel (see all)