İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Azizler

Senaryo: Berkun Oya – Taylan Biraderler
Yönetmen: Taylan Biraderler
Yapım: İmaj İnternational
Yapım Yılı: 2021
Yayın Platformu: Netflix
Oyuncular: Engin Günaydın, Haluk Bilginer, Binnur Kaya, Öner Erkan, Fatih Artman, İrem Sak, Gülçin Santırcıoğlu, İlker Aksum, Hülya Duyar, Göktuğ Yıldırım, Helin Kandemir…

 Kim bu Azizler? Sahiden azizler mi? Ya da Azizler “Bizler” mi? Bizler azizler miyiz peki?

1. KONU

Bu bir film incelemesidir. İncelemeye filmin isminden başlamak istedim.

Aziz: (sıfat)Sevgide üstün tutulan, saygı duyulan, muazzez.(isim)Ermiş, eren (TDK,2021).

Azizler ise aziz isminin ya da sıfatının çokluk eki almış halinden çok daha fazlası, çok daha fazlası derken tanımından çok daha fazlası, yoksa filme baktığımızda “çok” olan bir şey görmek pek mümkün değil. Çokça yalnızlık görmekteyiz sadece, zaten bu yalnızlık durumu da çok olmamanın sonucunda çoğalan bir şey değil midir?

Sıradan ve tekdüze yaşamından son derece bunalan Aziz artık bu duruma dur demek ister ve harekete geçer. İlk adımı uzun süredir birlikte olduğu sevgilisi Burcu’dan ayrılarak atmaya karar verir. Filmin ilk sahnesi de bu bağlamda gelişir. İlk sahnede Aziz, boş bir sandalyeye karşı Burcu’dan ayrılığının provasını yapmaktadır. Bu ayrılık Aziz’in bulunduğu çemberden dışarıya attığı ilk özgürlük adımı olacaktır. Aynı zamanda kendinden kaç(amay)ışının başlangıcı…

Film, iki epizottan oluşmaktadır. Aziz ve Erbil. İlk epizot, Aziz’in hikâyesini anlatır. Aziz, zaten yeterince sıkıcı ve bunaltıcı hayatında onu daha da bunaltan durumlardan yakınmaktadır. Ablasının ailesinin uzun süredir Aziz’in evinde yaşıyor oluşları; Aziz’in tabiriyle “ruh hastası” yeğeni Caner’in ona sürekli yaptığı zorbaca davranışlar; iş yerindeki Alp Bey’in, Aziz’le arkadaş olabilmek için sergilediği sahte, can sıkıcı ve Aziz’i ruhen daraltan davranışları… Aziz’in bulunduğu durumdan kurtulması gerektiği fikrini daha da alevlendirmiştir. Ardından Aziz’in ağzından şu cümleleri duyarız.

— Benim biraz yalnız kalmaya ihtiyacım var Burcu. Kendime ait bir alanım olsa…

Filmde bu cümleden sonra düğüm başlar. Aziz, sevgilisiyle baş başa kalabilmek bahanesiyle Alp’in lüks evinde, kendisinin de istemiş olduğu gibi tek başına keyifle zaman geçirmeye başlar. Zaten Alp de Aziz’le gerçek bir arkadaşlık ilişkisi kurmak istediği için evinin anahtarlarını her daim Aziz’e vermeye hazırdır. 

Sosyal bir varlık olan insanın yalnızlığına çare arayışı farklı dillerde, farklı yerlerde aranmaktadır filmde ve bu biraz da alışık olmadığımız şekilde çıkar karşımıza. Filmdeki diğer karakterler yalnızlıklarını gidermek için Aziz’e ihtiyaç duyarlar. Alp bunu, aslında hiç yalnız olmadığını, kızların kendisine hiç rahat vermediğini, her gece dışarıda eğlendiğini söyleyerek ve göstererek muhteşem(!) görünen hayatıyla Aziz’i tavlamaya çalışarak yapar. Erbil ise Alp’in tam aksine sadece basit bir cümleyle ‘‘Ne iyi ettin de geldin aziz, yalnızlık zor’’ diyerek yapar bunu. Burcu da Aziz’i boynunda bir kolye olarak taşır, Aziz ihtiyacını bu şekilde giderir.

Bütün bu arayışlara baktığımızda kompleks davranışlar ya da dolaylı yollar yerine sadece “sana ihtiyacım var demek” yetmez miydi bizi kendimizden kurtarmaya?

İkinci epizot Erbil’in hikâyesini anlatır. Erbil, yaklaşık on yıl önce eşini kaybetmiştir. Yaşadığı bu kayıptan sonra toplumdan izole bir şekilde ve buzdolabının üzerindeki eşinin fotoğrafıyla iletişim kurarak yaşamına devam etmektedir. Aziz’in aksine Erbil’in yalnız kalmaya ve kendi alanının olmasına ihtiyacı yoktur. Çünkü bunlara fazlasıyla sahiptir hatta bu durum patolojik bir hal almaya başlamıştır. Yalnızlık bir insan olsaydı bu kesinlikle Erbil olurdu.

— Yalnızlık zor be Aziz, hayat uzun bir yürüyüş ve yarı yolda kesilmemek için yeni bir çocukluk bulmak gerek

— Hayatta en önemli şey sağlık Aziz, bunu unutma

Erbil’in Aziz’e verdiği nasihatler, aslında kendisinin kaybettiği şeylerdir. Eşini kaybetmiştir ve yalnızlığı damarlarında akan kanda dahi hissediyordur. Sağlığını kaybetmiştir, kanserdir ve altı ay ömrü ya kalmış ya kalmamıştır. Erbil’i hayata bağlayan şey ölecek olmasıdır. Çok yakında ölecektir ve sevgili eşi Kamuran’la kavuşacaklardır. Koca dünyada kimseye sığınamayarak, altı ayı beklemeden intihar eder ve kavuşur Kamuran’a.

Gitmeden önce de Aziz’e son güzelliğini yapar. Evin anahtarını bir mektupla beraber Aziz’e bırakmıştır. Artık kendine ait bir alanının olduğunu ama çok da yalnız kalmaması gerektiğini defalarca tembihler mektubunda Erbil. Aziz; Erbil’in verdiği anahtarla kapıyı açar, kanepeye oturur, derin ve huzur dolu bir nefes alır…

Filmi genel olarak ele alacak olursak; Azizler filminde herkes bir parça Aziz’dir. İki epizot ve farklı karakterler olmasına rağmen anlatılan hikâye Aziz’in hikayesidir. Erbil, Aziz’in dönüşeceği kişi, Alp de Aziz’e dönüşecek kişidir. Bunların tümü de Aziz’leri oluşturmaktadır.

2. DİĞER KARAKTERLER

2.1. Burcu

Filmde tek sahne üzerinden gördüğümüz burcu, genç ve güzel bir kadındır. Aynı zamanda Aziz’in boynunda taşıdığı sevgilisidir.

2.2. Kamuran

Kamuran, buzdolabının üzerindeki konuşan vesikalık fotoğraftır. Erbil’in on yıl önce intihar ederek ölen eşidir. Erbil’i çok sevdiği için öldükten sonra da onu yalnız bırakmamıştır.

2.3. Caner

Caner, Aziz’in yeğenidir. 6-7 yaşlarında olmasına rağmen davranışları ve düşünceleri kendinden çokça büyüktür. En sevmediği şey, kendisine el kaldırılması ve brokolidir. Doktoru tarafından “denyo” tanısı almıştır. Annesi ve babası dahi Caner’e ters bir şey söyleyememektedir.

2.4. Alp

Aziz’in patronudur. Genç ve yakışıklıdır. En büyük arzusu Aziz ile sahici bir arkadaşlık kurabilmektir. Bunun için de Aziz’e sürekli jest yaparak onu tavlamaya çalışır. Dışarıdan kusursuz görünen hayatında aslında yapayalnızdır.

2.5. Cevdet

Aziz’in iş yerinden arkadaşıdır. Cevdet’i sol kulağında takılı kulaklık ve durumlara tepkisizliğiyle görürüz filmde. Genelde konuşmaz, dinler. Yani en azından dinliyormuş gibi görünür. Yalnızdır.

2.6. Vildan

Yine Azizlerin iş yerinde çalışan, olgun, alımlı, elinde sigarası eksik olmayan bir karakterdir. Aynı zamanda Erbil’in aşık olduğu ve onu her gördüğünde şehvetle baktığı  bir kadındır Vildan.

2.7. Rıza

Aziz’in eniştesidir.

2.8. Rüya

Aziz’in ablasıdır. Aziz’in evini Caner ve Rıza’yla birlikte işgal etmişlerdir.

Latest posts by Süleyman Emre Kızak (see all)

Yorumlar kapatıldı.