İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Tolstoy’un İtirafları!

Lev Tolstoy. 9 Eylül 1828 yılında dünyaya gelen Rus asıllı, dünya yazarı. Onu böyle tanımlıyorum. Yazdıklarıyla dünya edebiyatına, siyasetine ve insanına yön vermiş; kişileri, kurumları etkisi altına almış, büyük ozan.

Çağdaşlarına nazaran daha rahattır. Bir kont olan Tolstoy, emrinde çalışan birçok insana, o zamanın düşüncelerine aykırı olarak esneklik tanıyordu. Bu da sosyalist Lenin’i etkileyen bir eylemdi. Bunun yanı sıra koyu bir tanrı sevgisine sahip olan Tolstoy, Ortodoks kilisesinden aforoz edilecek kadar da açık görüşlüydü.

İtiraflarım adını taşıyan kitabında ise hayat görüşünü, düşüncelerini, eylemlerini sırasıyla ve açıkça ifade etmiştir. Karbon Kitaplar etiketiyle yayımlanan çevirisini okuduğum bu kitaptan Tolstoy’un yaşam ve edebiyata dair düşüncelerini, cümlelerini on maddede sunmaya karar verdim.

Var olan her şey mantıkla açıklanabilir. Dahası, var olan her şey evrimleşmektedir. Bu evrimleşmenin kaynağı aydınlanmadır. Bu aydınlanma, kitapların ve gazetelerin varlığı ve dağıtımıyla gerçekleşir. Bizler kitap ve gazeteleri yazdığımız için para kazanıyor ev övgü topluyoruz, dolayısıyla en faydalı ve en iyi insanlar bizleriz.

İnsan hayatını sadece kendisi için değil herkes için yaşamalıdır.

Tüm deliler gibi, ben hariç herkesin deli olduğunu düşünüyordum.

Ölümün reddedilemez ve herkes tarafından kabul edilen varlığı bir peri masalı değil, gerçekti.

Hayata sanatın aynasından bakmak hoşuma gidiyordu.

Yaşayan bir köpek olmak, ölü bir aslan olmaktan daha iyi olduğundan yaşayanların içinde hâlâ bir umut vardır.

Zekâ, onur, dürüstlük, iyi huyluluk ve ahlak, genellikle inançsız olduklarını söyleyen insanlarda görülüyor.

Fakat yalan ve gerçek nereden geliyordu? Hem yalan hem de gerçek, kilise olarak bilinen şeyden geliyordu. Hem yalan hem de gerçek geleneğin, kutsal kabul edilen gerçeğin, kutsal metnin bir parçasıydı.

Gerçek bulunacaksa, bölünme olmamalıydı. Bölünme olmaması için birbirimizi sevmeli ve bize katılmayanlarla barışmalıydık. Gerçek, sevginin açığa çıkartılmasıydı.

Sanatımı, başarı ve kazanılan övgülerin de etkisiyle yaptığım edebiyatı, her şeyi -beni, çalışmalarımı, bunlara ait anılarımı- ortadan kaldıracak ölüme rağmen yapabileceğime kendimi ikna etmeye çalıştım.

Latest posts by Mete Karagöl (see all)

Yorumlar kapatıldı.