İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Tanrı Kent (City Of God) Filmi ve Kent Sosyolojisi

Tanrı Kent, 1960’ta Brezilya’da Rio de Janeiro yakınlarında kurulan varoşların yaşadığı gecekondu mahallelerindeki silahlanma, uyuşturucu satımı, çete kurma gibi kavramları içinde barındıran bir filmdir. Kentte yaşayanlar bütün ihtiyaçlarını kendileri karşılamak zorundadır. Ne kolektif ihtiyaçlarını karşılayacak bir devlet ne de adaleti sağlayacak bir güç vardır. Bu yüzden çeteler kurulur ve kendi adaletlerini sağlarlar. Bu filme sosyolojik açıdan bakacak olursak kent sosyolojisinden faydalanmamız gerekir. 

Kent sosyolojisi Chicago Okulu ile yükselir. Bu okulda Park, Burgess, McKenzie ve Wirth büyük çalışmalar yapmıştır. Kısaca Chicago Okulu, kentlerin belirli bir plana göre oluşmadıklarını, kentsel fonksiyonlara göre ayrıldıklarını savunur. Park’ın kullandığı “ekolojik yaklaşım”da insan toplulukları doğayı yöneten yasalara benzer. Kent, kendisine ait bir hayatı olan organizma veya “sosyal orman”dır. Buna göre kent, içinde sürekli olarak bir hayat mücadelesi verdikleri ve mekânsal rekabet süreci içinde çevrelerine uyum sağladıkları, en güçlü olanın hakim ve merkezde, en güçsüz olanın merkezin arka tarafında kaldığı bir “sosyal orman”dır. Bu yaklaşımı Tanrı Kent üzerinden özetlememiz gerekirse, filmdeki karakterler varoşta yaşarlar ve para kazanmak, yaşamak için “istila” ve “yerini alma” kavramlarına ayak uydururlar. Örneğin; Dadinho daha çocukken motel soymuş, insan öldürmüştür büyüdüğünde iste uyuşturucudan en fazla para kazanan çetenin yerine geçmiştir. Bu örnekler Chicago Okulu’nun sunduğu yaklaşıma uygundur. Tanrı Kent’te yaşayanlar kendi kentsel fonksiyonlarına göre ayrılmıştır ve bölgenin kendisine ait bir örgütlenme formu vardır. Chicago Okulu, kent içindeki gettoları ortadan kaldırmayı insan içgüdülerini ortadan kaldırmakla eş değer tutar. Bu yüzden kent, Tanrı Kent filminde olduğu gibi yaşamak ve para kazanmak istiyorsa örgütlenme formuna uygun şekilde yükselmelilerdir.

Filme başka bir kentsel sosyolog gözünden bakacak olursak; David Harvey kentlerin sermaye birikimine ilişkin yapılar olduğunu savunur ve kent çalışmalarında genel olarak kapitalist sistemin adaletsizliğine odaklanır. Bu yaklaşıma göre kentlerin büyümesi ve gelişmesi rastgele değil, sermaye birikimlerinin sonucudur. Bu yaklaşımı film ile özdeşleştirecek olursak, sel ve kundakçılıktan evsiz kalan insanlar devlet tarafından Tanrı Kent’e gönderilir. Bu kentin ilk zamanlarında asfalt, toplu taşıma ve elektrik yoktur. Zaman ilerledikçe sermaye birikimi yatırımını kentlere yaptığı için, Tanrı Kent’e asfalt, elektrik, fırın, gecekondudan daha iyi evler yapılır. Yine de gelişmiş kentlerden epeyce geride kalan bu kentte, Bené, Tanrı Kent’teki en güçlü çeteye dahildir ve uyuşturucudan kazandığı parayı merkez kentte yaşayan Thiago’ya verip ona mağazadan kıyafet almasını söyler ve hippi bir tarza sahip olur. Getto yaşantısını bırakıp sevdiği kadın ile başka bir yerde yaşamak ister. Bu da kentlere yapılan yatırımların (konut, iş yerleri, yol, alışveriş yerleri) insanları çektiğini ve merkezi yerleşim yerlerinin bu yatırımlarla geliştiğini  destekler.

Son olarak filme sosyolog Manuel Castells gözünden bakalım, Castells kenti, kolektif tüketimin sağlandığı ve işgücünün yeniden üretiminin mekânsal birimi olarak tanımlar. Devletin kolektif tüketim ihtiyaçlarını (eğitim, sağlık, ulaşım, konut) karşılaması gerekir der ve bu ihtiyaçlar karşılanmazsa toplumsal eylemlerin ortaya çıkabileceğini söyler. Mekanın nasıl üretildiği değil, kentsel problemlerin nasıl ortaya çıktığıyla ilgilenir. Tanrı Kent’e bakacak olursak Castells’in olması gerektiğini söylediği hiçbir şeyin bu kentte olmadığını görürüz. Eğitim almak için merkez kente gitmek zorundadırlar, devlet kendilerine konut vermediği için gecekondularda yaşarlar, ulaşım bisikletle ve yürüyerek sağlanır, hastane bulunmaz, vurulan ya ölür ya da kendi imkanlarıyla iyileşir. İnsanlar ihtiyaçları karşılanmadığı için soygun yaparlar, araba ve ekmek çalarlar. Bu da ihtiyaçların karşılanmazsa toplumsal eylemlere yol açacağını destekler.

Yorumlar kapatıldı.