İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Yazı etiketleri “yeni öyküler”

Sandık Lekesi

… Biliniyor/ bizim mahsustan yaşadığımızBiliniyor/Şarkıların sırası bizdeBiliniyor/hayat bizden razıdırBiliniyor/otların sarardığı yerlerde güneşKurşunun değdiği tende heves kalmıştır. İsmet Özel Eski yağ tenekesine çivit döküp kireçle bir güzel karıştırdı. Rutubet kokusunu bastırmak…

Harfler, Annem ve Ölüm

Heyecanlıydık, özellikle de babam. Ben birinci sınıfa başlıyordum, ablam da ortaokula. Annem önlüğümü, yakamı, Kadıköy’den aldığımız püsküllü lacivert ayakkabılarımı akşamdan hazır etmişti. Çok şanslıydım, okulum evin bir sokak uzağındaydı. Ablam…

Onun Yerine

O gün, yine bütün köy halkının şahit olacağı dört kişilik bir cinayet işlenecekti. Herkes hazırdı. Kadınlar en süslü entarileriyle, erkekler geceden temizledikleri silahlarıyla. Çalınan davul ve zurna eşliğinde halaya duranlar,…

Saksafon Kimin

Yağmur, o sabah bardaktan boşanırcasına yağıyordu. Konuklar, ellerindeki siyah büyük şemsiyelere rağmen ıslanmaktan kurtulamayıp, kiliseye bir an önce başlarını sokabilmek için sabırsızca ilerlemeye çalışıyorlardı. İçeriye girebilenlerin yüzlerindeki ifade ise bir…

İki Yolcu ve Bir Köylü

Traktörün römorkuna kurulmuş iki yolcu, birbirlerine ne kadar yollarının kaldığını sorarak başladılar söyleşmeye. Kendilerini ilçeye dek bırakacak olan köylüye bir soru daha sormaktan çekindiklerinden ve artık bu bitmek bilmeyen yolda…

Ada

“Herhangi bir yaşam,istediği kadar uzun ve karmaşık olsun,tek bir an’dan oluşur aslında –kişinin kim olduğunu keşfettiği andan…“Jorge Luis Borges Günbatımının, omuzlarına bıraktığı bu devasa yorgunluğun ardından son bir kuvvetle küreklere…

Gençliğin Ertesi

“Ne diye içersin bu kadar İsmet!” Karanlıkta etrafımı göremedim, burnuma midemi bulandıran bir rutubet kokusu geldi. Bedenimden etrafa yayılan yoğun alkolle birlikte sessizce sızmıştı odaya. Sonra anladım nerede olduğumu. Sütyenimin…

Şakir

Kar nasıl da bastırdı. Kaşın kirpiğin ve burundan akan sümüğün bile donduğu vakitlerdi.  Önce havaya düştü cemre, sonra toprağa.  Düştüğüne düşeceğine pişman oldu, zavallı cemre. Ağaçların gövdelerine doğru yola çıkan…

İntikam

Gözlerimin karasına değen gün ışığı uykusuzluğumu parçalıyordu. Olduğum yere sıkışıp kalmıştım. Sadece iki saat! O aralıkta ne olduysa olmuştu. Kendi ellerimle kavradığım kalın, heybetli boğazından ince ince soluğunu almıştım. Buz…