İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Yazı etiketleri “öykü”

Bir Ölünün Son Çırpınışı

Yataktan kalkıp hastaneye gitmek benim için büyük bir işkence. Yüzümde yastık izleri var, salyam akmış. Artık beyazlayan sakallarım yastığın kılıfını tırmalıyor. Kafam kaldıramayacağım kadar ağır geliyor. Karnım ateşe atılmış bir…

Kuşlar mı Konar

Oh be! Nihayet işe yaramak. Kaç ay oldu fabrikadan çıkıp bu belediye deposuna tıkılalı.  Nihayet iş sonuçlandı.  Sokakta yapılacak refüj ve kaldırım için çalışma başlıyor. Bizim  aydınlatma direği de sonunda işe yarayacak.…

Gül Ağacı

Gözü gül ağacına takıldı, geçen yıl yaşadığı Hıdırellez geldi aklına ve tabii dileği. Olmayan dileği. Hangisi olmuştu ki zaten. Otobüs beklediği durağın hemen yanına gül ağacı dikene küfretti, sabahın kör…

Serhat

Yapış yapış bir öğle sıcağında terliklerini toprak yola sürterek toza buluyor, güneşten şeker pembesine dönen tombul yanaklarını havayla doldurup sıkkınca üflüyordu. Sokakta oynamaya çağırdığı arkadaşlarından hiçbirinin dışarı çıkmaması canını sıkmıştı.…

Fritz’in Korkusu

Bay Fritz o talihsiz gün, duruşmanın istediği gibi gitmemiş olmasının verdiği yetersizlik duygusuyla baş etmeye çalışarak dalgın yürürken önü sıra hızla ilerleyen İrene’sini gördüğünde anında kuşkuya kapıldı. Kalabalık caddeden ayrılıp sakin sokağa girerken şapkasının…

Bi’ Baktılar Yoksun

L şeklindeki devasa, uzun, geniş ve beyaz koridor boyunca sürüklenen serum ayaklığının tekerleri büyük bir gıcırtıyla ilerliyordu. Gecenin kasvetli ve boğucu sessizliğini bozan tek hayat belirtisiydi bu gıcırtı. Özenle döşenmiş…

Bir Kedi ya da Bir Çiçek

Var mı kalan bir şey diye sordu buğulu gözlerle Ellerim koynumda İleri geri salınarak Bir acı daha kazıyordum kendimize  İnsanın tutunacağı tek şey kendisi Katili, faili Gökyüzü Yolu Sonu kendisi…  Var mı kendinden kalan bir şey diye…

O Elim Kaza

Ağaçların tepesini, bir yetimin başını okşar gibi şefkatle okşuyordu rüzgâr. Kuşların telaşına aldırmadan değişik tonlarda fısıldıyordu aralıksız. Tarlaların sınırlarındaki böğürtlen dikenleri üzerinde çeşitli böcekler, türlü kelebekler kaygısızca uçuşuyordu. Bir ucu…

Sis

Bu sabah köyü yine sis kaplamıştı, görüş mesafesi neredeyse sıfırdı. Kör duman denirdi buna buralarda. Daha geceden dağlarla birlikte köye çöker, kuşluk vaktinden önce kalkmazdı.      Köyden bir kadınla bir…

Poşet Çanta

Ne zaman burnuma bir duman kokusu gelse, kalbim göğüs kafesimden fırlayacakmış gibi atmaya başlar. Bu koku, zihnimden silemediğim, yıllar geçse de etkisinden hala kurtulmayı başaramadığım kül olmuş çocukluk anılarımın yanık…