İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

No: Evet ya da Hayır; Her Hikâyenin Başlangıcıdır!

Yönetmen : Pablo Larrain
Senarist: Pedro Peirano, Antonio Skarmeta
Oyuncular:  Gael García BernalAntonia ZegersAlfredo Castro

“Pinochet’in iktidardan çekilmesiyle sonuçlanacak referandumda ‘HAYIR’cıların yürüttüğü kampanyanın başarısını anlatan No ( 2012) Şili özelinde ekonomik ve siyasal dönüşü sürecini başarılı bir şekilde perdeye yansıtıyor.

 Şili’nin dönüm noktasının tarihidir 88… Dünya tarihinde her ülkenin başına gelen, muğlak, tuhaf, olası, kimi zaman üzerine kan sıçramış bir referandum sürecini anlatır film bize. Yönetmen koltuğunda daha önce birçok filmin altına imzasını atmış Şilili yönetmen Pablo Larrain var. Aynı zamanda senaryosuna da dokunmuş olan yönetmen diğer filmlerinde olduğu gibi kendine has tarzıyla adından söz ettirmiştir.  Pinochet’nin Şili’de hüküm sürdüğü dönemi, bir üçleme filmle anlatma yükünün altına giren Larrain, bu yükün altından başarılı bir şekilde kalkıyor. Dönemin kanlı zamanlarını anlatan yönetmen 2008 yılında çektiği, üçlemenin ilk filmi olan  “Tony Manero” ile 2008 yılında Torino Film Festivali’nde birincilik ödülü kazandı. Ayrıca 2009 yılında İstanbul Film Festivali’nde Altın Lale ödülünü alarak adından uzunca bir süre söz ettirdi. 2010 yılında üçlemenin ikinci filmi olan Post Mortem geldi. 2010 yılında Venedik Film Festivali’nde yarışan film ertesi yıl İstanbul Film Festivali konukları arasındaydı. Serinin Son filmi “No” ise 2012’de geldi. No, üçlemenin son filmi olarak Pinochete’nin 1988’de uluslararası baskılara dayanamayıp referanduma gitme sürecini anlatıyor genel hatlarıyla. Aslında bir diktatörün giderken geride bıraktıklarını nasıl darma duman ettiği süreci desek daha doğru bir noktadan bakmış oluruz. Her diktatörün gidişi yıkıcı olur ya hani! Pinochete’nin de öyle. Tam da bu süreçte, muhalifler bir fırsat olarak gördükleri referandum sürecine başarılı ve zeki liberal reklamcı Rene Saavedra (Gael Garcia Bernal)’yı dahil ederler. ”Hayır” kampanyasını başarılı bir şekilde organize eden Rene yani Bernal oyunculuğu ile bizi bir kez daha perdeye mahkûm eder. Her ne kadar birçok filminde adından söz ettirse de Bernal, bu filmde kendine has oyunculuğu ile vasat bir performans sergilemiştir. Gael Garcia Bernal, harikalar yaratmasa da oyunculuğu ile damakta temiz, hatta organik bir tat bırakıyor. Bernal’in oyunculuğunu başka bir kefede tutup film içinde senaristin oluşturduğu karaktere dönersek eğer, Rene on beş yıllık diktatörlüğün altında ezilen halka, “Geçmişi bir kenara bırakıp gelecekteki mutluluğu” anlatarak başarılı bir kampanya sürdürüyor ve bu stratejisi önceleri muhalifler tarafından yadırgansa da halktan gelen olumlu geri bildirimler ile herkesi mutlu etmeyi başarıyor. Halkın üzerindeki mutsuzluğu, umutsuzluğu, karamsarlığı başarılı bir şekilde perdeye yansıtan Larrain, Rene’nin politik bakışa yenilmeden tamamen işinin gerektiği gibi meseleyi halletmesini de karakterin duruşu ile bağdaştırarak izleyiciye tamamen başka bir pencere açıyor. Bu açtığı pencereden bakmayı bilmek de her izleyiciye göre olmuyor elbette.

Film, 80’ler döneminin mazisinden bize uzanan, kendi ritminde bir seremoni adeta. O dönemin sosyo-politik tüm detaylarını bize layıkıyla anlatan film, kamera dili olarak da oldukça yenilikçi ve özgün. Daha özgür ve sınırsız kadrajların kullanıldığı film, bağımsız film kategorisinde geride dursa da konusu itibari ile “Dünya Ülkeleri” arasında ilgili çekici bir pozisyonda duruyor. Bir diktatörün ömrünü nasıl tamamladığını anlatan “No” filmi, konusu, kadrosu ve aynı zamanda üçlemenin diğer filmleri ile dokusu, rengi, filtreleri, montaj detayları ile olan uyumu yönünden görülmeyi hak eden bir film.

Latin Amerika’nın renklerini, soluğunu, şiirini, muhalif duruşunu dönemin enstrümanları ile birleştirmesi filmin ilgi çekici kısmını da oldukça tepelere çekiyor. Bu noktada filmin yönetmeni Larrain’in sözlerini anımsamakta fayda var: “Benim için ‘Hayır’ kampanyası, Şili’deki tek geçerli sistem olan kapitalizmin yerleştirilmesi için ilk adımdı. Bir metafor değildi, doğrudan kapitalist bir hareketti. Siyasete alet edilen reklamın saf ve gerçek ürünüydü.”

Larrain’in Şili ve dünya sinemasındaki yeri yadsınamaz. Şili sinemasında Roul Ruiz’den -ki onun kadar başarılı olmasa da-  sonra adından en fazla söz ettiren kişi olan Larrain, 1976 Santigo doğumlu. Sekiz uzun metrajlı filme imzasını atan yönetmen film ve reklam çeken Fabula adlı şirketin kurucularındandır. İlk uzun metrajlı filmi Fuga’yı 2005 yılında yapan yönetmen adından söz ettirmeye devam edeceğe benziyor.

Yorumlar kapatıldı.