Yazar: 20:38 Şiir

Beş Kent İçin Alegori – 4: Floransa

(Şehrin gölgesinde uyuyan gezginlerinin ruhlarını anarak..)

İkindi sonrası – güneş, 
kömürleşmiş yamaçlara doğru 
palazlanıyor ve ağırdan
bir eski deri parçası 
zeytinyağıyla parlatılmış 
yontuyor tozlu bir ışıkla 
Arno’nun kıvrımlarını 

Yankılanıyor bir çift dize
kayıp bir şairin defterinden
ve yeniden yazılıyor
Şimdi’nin freski 
ve anı zorluyor 
kaslarının farkındaki
heykellerin duruşu   
— ki o heykeller
bir Loca kemerinin altından

meleğin hayalini seyrediyorlar—
v
e sabah güneşinden 
Ponte Vecchio’ya akan ışık 
yakıyor altın dükkânlarını
Ve bir işaretiyle azizelerin  
Duomo’nun kubbesine sinmiş 
sisi toplamaya başlıyor
kanatları bir güvercinin 
ve savuruyor sonra
cilalı mermerlere 


—Ve bu sisin buğusunda —
Floransa’ya dönüşüyorum.
Bir heykele benzemesem de 
Lorenzo veya Mario oluyor adım,
—Ve duymasam da çağrıldığımda—
her bir harfinde  
unutulmuş yankısı kentin 
Acıtmıyor artık ruhumu 
sürekli ertelenen zaferim 
ve acımasız olsa bile  
zarafeti eski bankerlerin 

Ve görüyorum alimleri
—usulca bıraktıklarında kendilerini
kütüphane kubbelerinin loşluğundan
kitap arası boşluklarına—
ve ilahiler, kuru ve tiz
bir arp sesine dönüştüğünde
tartışmalar da tükeniyor
ve kayıp bir cümleyi mırıldanıyor
Botticelli’nin kadınlarının tuhaf bakışı

Floransa, Arno’nun yorgun çocuğu 
geriye senden sadece
Rönesans sonrası bir fısıltı kalıyor:
Artık çizilemeyen bir çizgi, 
ezilmiş bir incir veya 

kadehinde çalkanan bulanık bir şarap 
Doğuştan bir Medici olmak istemedim
sıradan bir gezginim, 

basit bir Kuşçu, gözleri kamaşmış
ölen ışıkta yüzen toz zerreciklerini

görecek kadar keskin bakışlı
bir hürmetkâr konuk; dikkatli ve titiz
idealleri yüksek ama zayıf becerisi 
Kimi zaman, neredeyse naif—
Neredeyse, kimi zaman, bir gezgin.

Ve yaşlanmakta…
yakası hafif yıpranmış ceketiyle
Oltrarno’da yürüyor, ağır ağır 
Ve hâlâ cesur: 
bir cantuccino’yu ıslatıyor bir yudum kahveyle 
ve Boboli Bahçeleri’ni dolaşıp 
susuz çeşmelerde
kurumuş yosunları ayıklıyor
ve yeşil salkımlara sarınmış Arno’nun perileriyle
eşlik ediyor rüzgârın söylediği
ebedi Fiorentina şarkısına,
ta ki Campanile çanları sesleri boğana dek.

Editör: Melike Kara

Visited 1 times, 1 visit(s) today
Close