Almanya’nın en önemli psikoterapistlerinden Klaus Bernhardt’ın yazdığı Takıntılı Düşüncelerden ve Davranışlardan Kurtulun, obsesif kompulsif bozukluktan (OKB) mustarip bireylere ilaçsız ve kısa sürede takıntılı düşünce ve davranışlardan kurtulmanın yollarını gösteren rehber niteliğinde bir kitap.
“Obsesif kompulsif bozukluk, takıntılı düşüncelerin günlük hayatı, hatta yaşamsal aktiviteleri etkileyecek düzeye gelmesi sonucu ortaya çıkan ruhsal bir hastalıktır. Takıntılı düşünce ve dürtüler anlamına gelen obsesyon ile yineleyici zihinsel eylemler ve davranışlar anlamına gelen kompulsiyon davranışları bir araya gelerek hastalığı oluşturur. Obsesyon, yani kişinin zihninde uzaklaştıramadığı fikir, düşünce ve dürtüler, kişinin isteği dışında gelişir. Kişi bunları mantık dışı olarak değerlendirse de düşünmekten kendini alamadığı için yoğun sıkıntı yaşayarak huzursuzluğa ve dolayısıyla anksiyeteye sahip olur. Obsesyonların yarattığı huzursuzluğu ve sıkıntıyı ortadan kaldırmak amacıyla da yineleyici davranış ve zihinsel eylemler geliştirir. Son yıllarda toplum içinde görülme oranı artış gösteren obsesif kompulsif bozukluk hastalığı her 100 kişiden iki ya da üçünde rastlanabilir. Genel olarak ergenlik dönemini ve 20-30’lu yaşları kapsayan hastalık çocukluk dönemi de dahil her yaşta görülebilir. Kadınlarda daha sık olarak görülen obsesif bozukluk erkeklerde genellikle erken yaşlarda oluşur.” Bu alıntı, Türkiye’deki bir özel bir tıp kurumunun psikiyatri biriminin OKB’yi yani “obsesif kompulsif bozukluk”u en net haliyle tanımladığı bir yazıdan.
Bu rahatsızlıktan mustarip olanların gündelik hayatını hayli olumsuz yönde etkileyen OKB, günümüzde milyonlarca kişide görülen bir hastalık ve bununla mücadele eden insanların yaşamlarını ciddi biçimde kısıtlıyor. Ancak tüm psikiyatrik hastalıklarda olduğu gibi bireylerin OKB yüzünden bir uzmana ulaşması ve onlara danışması ortalama sekiz yıl sürüyor. Kısaca, hayatınızın sekiz yılını size mantık dışı gelmesine rağmen, kendinizi sürekli tekrar etmekte olan davranışlarla geçiriyorsunuz. Ancak bu durumu bir hastalık olarak kabullenmediğiniz, kendinize yakıştıramadığınız ya da bilinçsizlik nedeniyle semptomları artarak devam eden OKB’yle başa çıkmaya çalışıyorsunuz ve hayatınız çekilmez bir hale geliyor. Üzerine bir uzmana başvurduğunuzda başlanacak tedaviyi de ekleyin. Durum pek iç açıcı değil. Ama yine de umutsuzluğa kapılmaya gerek yok. Uzman psikiyatristlere ne kadar erken başvurulursa, tedaviye de aynı ivedilikle cevap vermek mümkün. Üstelik OKB’yle ilgili kaynak olacak kitaplar da mevcut. Bunlardan biri de Almanya’nın en önemli psikoterapistlerinden, “Bernhardt Yöntemi”yle pek çok ruhsal sorunun çözümünde etkili olan Klaus Bernhardt’ın yazdığı, Say Yayınları’ndan Dr. Burcu Öztürk çevirisiyle yayımlanan Takıntılı Düşünce ve Davranışlardan Kurtulun, OKB’yi nörobilimle destekleyen, hastalığın iyileşmesinde ilaçsız ve kalıcı bir iyileşmenin yollarını gösteren kılavuz niteliğinde bir kitap.
Klaus Bernhardt, sekiz bölüme ayırdığı “Takıntılı Düşünce ve Davranışlardan Kurtulun” kitabını bireyin rutinlerinin, tiklerinin, tuhaf davranışlarının başlarda “sevimli” olarak tarif edilip ilerleyen zamanlarda nasıl kötü bir biçimde sonuçlandığıyla açıyor. Burada Bernhardt’ın dikkat çektiği nokta önemli: Bernhardt, takıntılı düşüncenin normal olduğunun ancak takıntılı davranışların “iyi” başlayıp “kötü” neticelendiğinin altını çiziyor ve birey bu takıntılı düşüncelerin gidişatının farkına vardığında öncelikle konuyla mizah gibi kişinin kendi elindeki silahla mücadele edebileceğini belirtiyor. Mizahın bu “tehlikeyi” yenebileceğini ifade eden Bernhardt, sonrasında takıntılı davranışlar arasındaki somut farklılıklara değinerek bunları örneklendiriyor. Çocuklar ve ergenler arasında yaygın olan takıntıların tetikleyici yönlerini ortaya çıkaran yazar, takıntıların nedenlerini ve pekiştiricilerini sıralıyor. Tedavi kısmında ise ilaçla tedavi, OKB için “Derin Beyin Stimülasyonu”, “Transkraniyal Manyetik Stimülasyonu” ve vücudun kendi dopaminini artırma yöntemlerini detaylandırıyor.
“Öz terapi” olarak adlandırdığı tedavi yöntemlerindeyse, OKB’li kişilerin görsel ve işitsel yer değişimini, “on cümle yöntemi”ni, “ağır çekim”, olumsuz inançların “The Work” yöntemini uygulamasını, “sihirli” düşünceyi tekrar dolaşıma sokmayı, farkındalık eğitiminin alınması gibi yöntemlerin olumlu sonuçlarını irdeliyor. Son olarak da OKB hastalarının yakınlarına tavsiyelerde bulunarak onların da bakış açısının değişmesinin gerekliliğine vurgu yapıyor.
Takıntılı Düşünce ve Davranışlardan Kurtulun, OKB’li kişilere bu hastalığın altında yatan nedenleri göstererek nerede eşik atladığını ve ne zaman profesyonel bir desteğe başvurulması gerektiğini önceliğine alıyor. Klaus Bernhardt’ın “Bernhardt Yöntemi” sayesindeyse beynin nöroplastite sistemi dahilinde takıntılı düşünce ve davranışlardan kısa vadede, ilaç kullanmadan kurtulmanın yöntemlerini kapsamlı bir şekilde inceliyor.
Editör: Melike Kara
- Takıntılarınızı Takıntı Yapmaktan Kurtulun! - 15 Şubat 2026
- İskandinavların Tarihsel Yolculuğu - 3 Ocak 2026
- Uygarlıklar Nasıl Çöktü? - 16 Aralık 2025
