Yazar: 11:23 Film İncelemesi

Balkondaki Kadınlar: Rahatsız Edici Grotesk Feminizm

Karnaval, sanat ile hayat arasındaki sınırda bulunur. Sahne ışığı nedir bilmez; orada aktörlerle seyirciler birbirine karışır. O, herkesin davetli olduğu bir şenliktir.

Mikhail Bakhtin (Rabelais)

Fransız sinemasının son yıllarda ürettiği en kışkırtıcı ve aykırı örneklerinden biri Balkondaki Kadınlar. (Les femmes au balcon) Noémie Merlant, bu filmde yönetmen, senarist ve oyuncu olarak tek bir ruhu taşıyor. Üstelik kendini queer ve punk sinemanın sınırlarında kaybetmekten çekinmiyor. Performansıyla feminist sinemanın yeni yüzlerinden biri. Film,Cannes’daki Midnight Screenings bölümünde yer aldığında, korku, komedi ve fanteziyi bir arada harmanlayan “punk masalı” olarak tarif edildi. Bedenlerden taşan aşırı sıcaklarla başlayan film, aşktan, şiddetten, hayaletlerden ve intikamdan örülü bir kara tabloya dönüşüyor.[1] Groteskin abartılı, rahatsız edici estetiğini feminist bir öfke aracına dönüştüren yapısını “kara-feminist-grotesk” tür olarak adlandırmak sanırım yanlış olmaz. Yani daha derli toplu haliyle “Grotesk Feminizm.”  

Film, üç kadının (yazar Nicole, cam‑girl Ruby ve oyuncu Élise) Marsilya’da bir balkonda sıkışıp kaldıkları sıcak havada, erkekliğe ve patriyarkaya karşı sembolik ve kanlı bir direniş başlatmasını anlatıyor. Bir fotoğraf stüdyosunda yaşanan cinayet, erkek bedenini, arzuyu ve gizli kinleri bir mezbahaya dönüştürüyor. Buradaki feminist karnaval, sert bir manifesto halini alıyor.

“Grotesk Feminizm”, kadının öfke ve arzusunun baskılanmayan unsuru olarak sahneye taşınarak bedenin estetik bir silaha nasıl dönüştüğünü sinema diliyle anlatıyor.  Romantik bir tür değil, aksine bedeni politize ederek patlatan, şiddetin ve arzunun keskin çarpışmalarından beslenen bir kara-komedi. Merlant, kamera önünde ve arkasında feminist sinemanın hem nakaratı hem sürprizi.

Film feminist tarzıyla, erkek bakışının (male gaze)[2] klasik temsilini altüst ederken, izleyiciyi de rahatsız etmeyi amaçlıyor. Kamera, kadın bedenini klasik sinemadaki gibi gözetlenen nesne olarak değil, kendi özgürlüğünü inşa eden özne olarak sunuyor. Karşı apartmandaki erkek figürü, bakışın merkezinde değil, bakışın kurbanı haline geliyor. Böylece ahlakın sınırlarını delerek, patriyarkanın dayattığı “iyi kadın” imgesini parçalayan film, iki figürün tam kesişiminde duruyor; grotesk mizahı, şiddeti ve dayanışmayı aynı kadrajda birleştiriyor.

Mérlant, feminist söylemi didaktik biçimde değil, bedenin diliyle inşa ediyor. Böylece film, hem kadın öfkesinin hem de kadın kahkahasının politize edilmiş halini eş zamanlı olarak sahneye taşıyor. 

Yüzeyde eğlenceli, zaman zaman epey rahatsız edici, patlamaya hazır bir buzdağı olan film, bedenin ticaretinden politikleşmesine, şiddetin ve arzunun sıra dışı çarpışmasından absürt aşka kadar süregiden sahneler yumağıdır. Sembolik gerçekçilik üst seviyededir. Yapının elbette kusurları da var. Özellikle ikinci yarıda anlatının dağınıklığı, metaforların fazlaca savruk kullanılması, filmin bütünlüğünü zayıflatıyor. Aslında ilerleyen sahnelerde, kadınların sokaklara taşan çıplaklığı, istismar edici teşhirden daha çok politik zafer ilanı gibi. Mérlant burada renkli melodram estetiğini hatırlatan dili anarşik bir noktaya taşıyor.

Sonuçta film, patriyarkanın en çıplak haliyle ifşa edildiği, kadın dayanışmasının grotesk estetikle parladığı, rahatsız edici olduğu kadar özgürleştirici bir film. 


[1]https://filmekimi.iksv.org/tr/filmekimi-2024/balkondaki-kadinlar?utm_source=chatgpt.com

[2] Male gaze (erkek bakışı), sinemada ve görsel kültürde dünyanın, olayların ve özellikle kadın bedeninin heteroseksüel erkek öznenin bakış açısına göre kurulmasıdır. Kavramı 1975’te Laura Mulvey ortaya atar ve şunu söyler: Kamera çoğu zaman tarafsız değildir; erkeğin bakışını temsil eder. Kadın karakter, anlatının öznesi olmaktan çok bakılan, arzulanan, seyredilen bir nesneye indirgenir. Kamera kadını parçalara ayırır; bacak, göğüs, dudak… Kadın hareket etmez, gösterilir. Erkek karakter bakar, ister, eyleme geçer; kadın ise bu bakışın hedefidir. Mulvey bu metinde klasik Hollywood sinemasını psikanalitik bir çerçeveden analiz eder ve sinemanın izleyiciye sunduğu “haz”ın büyük ölçüde erkek bakışına göre organize edildiğini ortaya koyar. Yani mesele sadece estetik değil, bilinçdışı, arzu ve iktidarla ilgilidir.

Orijinal adı: Les Femmes au balcon
2024| 1s 43dk |Komedi, Korku
Yönetmen: Noémie Merlant
Senaryo: Noémie Merlant, Céline Sciamma
Oyuncular: Souheila Yaoub, Sanda Codreanu,Noémie Merlant, Lucas Bravo, Annie Mercier, Hannil Ghilas, Henri Cohen
Görüntü Yönetmeni : Evgenia Alexandrova
Kurgu : Julien Lacheray
Müzik : Uèle Lamore

Editör: Melike Kara

Visited 6 times, 8 visit(s) today
Close
Exit mobile version