Metin Erksan’ın “Geçmiş Zaman Elbiseleri”ndeki Sinematografik Üslûbu
Sinema ilk filmin 1895’te, ilk renkli filmin 1902’de yapıldığı zamandan bugüne kadar sinemanın ne olduğu meselesi hep tartışma konusu olmuştur. Bu tartışmada sinema iki koldan gelişimini sürdürmüştür. Bunlardan birincisi, popüler sinema, piyasa filmi, ana akım sinema olarak bilinen Hollywood sineması gibi adlarla anılan bu sinemanın temel amacı müşteridir. İlk hedefi para kazanmak olan bu filmler, izleyici sayısına önem verdiği gibi izleyiciyi yormamaya, rahatlatmaya ve düşündürtmemeye de önem verir. Bellli bir anlatı ve çekim kalıbı vardır ve bunun dışına çıkmayan filmler için bu kavramlar kullanılır. İkincisi ise sanat filmi, festival filmi, öteki sinema, Fransız Yeni Dalga sineması, auteur sineması gibi ana akım sinemanın tam karşısında duran ana akım dışı sinemanın amacı izleyici için film yapmak değil, izleyiciye film yapmaktır.
Yeni Dalga sinemasında her yönetmenin kendine has bir üslûbu vardır. Bu Yeni Dalga sinema anlayışına göre mühim olan filmin yapımcısı, oyuncusu değil, yönetmenin kendisidir. Yönetmen kamerasının kadrajına hiçbir şekilde sınırlama getirilmez. Yönetmen, içkin ve aşkın sinematografik üslûbuyla filmin biricik sahibi tek ‘yaratıcı’sıdır. Bu çalışmada Ahmet Hamdi Tanpınar’ın 1939 yılında yayımladığı ‘’Geçmiş Zaman Elbiseleri’’ adlı hikâyesini, Türkiye’de kendi sinemasının dilini oluşturan yazar yönetmenlerden biri olarak kabul edilen Metin Erksan’ın kadrajından okumak amaçlanmıştır. Hikaye ve filmin detaylı bir özeti verildikten sonra hikâye ve filmden alıntılar yapılıp yönetmenin hayal dünyasında yarattığı imaj ile sinematografik üslûp olarak kendi ölçülerine göre yeniden diktiği bu‘’Geçmiş Zaman Elbiseleri’’ni ne ölçüde kendisinin kılıp kılmadığı hikâye ile karşılaştırılarak sorgulanmıştır.
Tezer Özlü’nün “Yaşamın Ucuna Yolculuk” Adlı Yapıtına Psikanalitik Bir Bakış
Modern Türk edebiyatında varoluşçu felsefeyi esas alarak yazın dünyasını oluşturan Tezer Özlü, 1950 kuşağının aykırı...
Vurun Kahpeye Roman İncelemesi
1.Romanın Kimliği Vurun Kahpeye, Halide Edip’in ikinci romanıdır. Roman 1923 yılı sonlarında Akşam gazetesinde tefrika...
Geçmişten Günümüze Çocuk Edebiyatının Gelişim ve Değişim Serüveni
Çocuk edebiyatı eserleri sözlü geleneğin içinden doğmuştur. Halk edebiyatında olduğu gibi çocuk edebiyatında da sözlü eserler...
Romantizm Karşısında Beşir Fuad
Mektubat ve Romantizme Karşı Tutumu Argo- Dil- Üslûp Hususunda Yansımalar Evvel emirde birinci nokta hakkında mütâlaâtımı...
Aynı Kelimelerle Yeni Bir Dünya
KAPLAN, Mehmet “Kültür ve Dil” adlı çalışmasından seçtiğim beş makaleyi inceledim. Keyifli okumalar. 1.Türk...
Asaf Halet Çelebi’ye Dair
Cumhuriyet Dönemi Türk edebiyatı denilince, Milli Mücadele Zaferi sonrası halkta meydana gelen zafer coşkusu, aynı zamanda da...
Marksist Sanatın Gelişimi
GİRİŞ Herhangi bir felsefe hakkında açıklama yapmak için, öncelikle bu felsefe hakkında birtakım sorular üzerinde düşünmek,...
Toplumcu-Gerçekçi Şiir Anlayışı
Daha önceki dönemlerdeki anlayışlara nispeten, Cumhuriyet döneminin 1930’larda ortaya çıkan toplumcu-gerçekçi şiir anlayışı,...
Poetik Bir Soru(n)
Todorov, sadece şiir için değil edebiyatın her türü için kullandığı ve özellikle de mensur eserler için üzerinde...
