Yazar: 16:12 Şiir

Beş Kent İçin Alegori 3: Prag 

Eğer üç kardeşse
Viyana, Budapeşte ve Prag
en zengini ve büyükleridir Viyana 
tüm mirasa konmuş babadan kalan
Ve Budapeşte bir hoppa kızkardeşse
ve kurbanı olmuşsa
hep yanlış sevdaların
veremli bir şairdir Prag
kardeşler içinde
en genç ölecek olanı 
İşte bu yüzden her akşam 
onunla birlikte atlar 
Vltava’nın sularına
bakır azizeler, taş bakireler 
ve Karl Köprüsü’nün heykelleri 
ve tüm bir kent 
buğulanır tek bir nefesle
ve donar sabaha karşı—
ısınmaya çalışırken
cebinde bir Rilke dizesi—
ve ciğerlerinde eski zamanların 
hışırtıyla kaybolur  
ıssızlığında Yahudi Mezarlığı’nın


Saat Meydanı’nda ölüm,
parmağını sallar ve öğütür 
yüzyıllar öncesinde durmuş 
bir saatin çarklarını  
Ve sararmış bir fotoğraf içinde
sabitlenir librenin ağırlığıyla 

Ve bir hasta  —şairin el yazması 
mumlar, uydurma dualar ve

birbirine karışmış yazmalarla dolu— 
Golem’in toprağında şifa bulur 
Ve sessiz bir çığlık
kaybolurken sisler içinde

Nehir’de köprünün ışıkları
yüzer hasta balıklar gibi

Şimdi yaklaşıyor…
adı konmamış bir hayal

—ve bir kristal vitrini parçalayıp
bir kuklanın mantosunu ödünç alıyor
ve dudaklarını ısırıyor 

ısıtmak için donmuş gülümsemesini—

ve seyrederken buğulanmış
bir tramvay camında kendi aksini
kendi kendine soruyor:
“Niçin kiracısıyız sükûnetin
ve ruhumuz pahasına 
koruruz bu kenti?” 

Genç bir şair,
bir birahanenin 
dumanlı bir köşesinde
bir avukata dönüşürken
sırtında ağırlık, 
yanında bir kâtip
ve kentin nemi ciğerlerinde,
— saygılı, biraz ürkek
ağır ağır köprüyü geçerken—
topluyor cesaretini 
ve dolaşıyor çatı katlarında 
nöbet tutan gölgelerin arasında 

Eski şair, yeni avukat,
bakireler ve azizler 
ve tüm bir kent
—en genç öleni olsa da kardeşlerin
ve kaplanmış olsa da saf bir acıyla—
yükseliyor altın kulelerden 
ve suretleri kaybolsa da 

şeytanın soluk  yansımasında   
alacakaranlıkta yeniden diriliyor
Petrin Tepesi’nde Çanlar 
şafağı ve sözleri boğduğunda

Editör: Melike Kara

Visited 3 times, 3 visit(s) today
Close
Exit mobile version