Yazar: 16:00 Şiir

Beş Kent İçin Alegori 1: Viyana

Bir kente gölgelerini bırakmış üstadlarının ruhundan özür dileyerek…

Noel öncesi- bir akşam çöküyor usulca
Kahve telvesi ve konyak karışıyor 
duman kokusuyla
ve Ringstrasse, her kış olduğu gibi kitabından unutulmuş bir mimarın
taş taş tekrar tekrar
ezberinden bir alıntı yapıyor

Şimdi’nin anıtını dikiyor
şık bir bakış, 
ve daha bilincindeyken 
kaş hareketinin
Rüzgâr Kanal’dan
eski gazete parçalarını savuruyor

Einspänner kreması
ekşirken ağır ağır
bir Kaffehaus
penceresinden seyrediyor
barok saçaklara sinmiş sarı isi
ve Sisi benzeri bir kadın
topluyor diliyle bir yılan gibi 
ve yutuyor sonra
küçümseyerek sıva çatlaklarını
Diğer yandaysa
köşelere sızmış yaldızlı azizeler
Mermere kazınmış büyük adamlar
Eşlik ediyor İmparator’a
ki yalnız ve mağrur durmaya alışık
Ve unutsa da gülümseyi 
bozmuyor resmi ve soylu pozunu

Yahudi burjuvalar
usulca bırakıyor kendilerini
Tavanı kemerli evlerinden
Pasajların gizli boşluklarına
Ve bir anda valsler
Kuru, sıkıcı bir testere sesine dönüşüyor
Ve sohbetler tükeniyor
Bilinmeyen bir şeyi hatırlatırcasına
Klimt’in altınları kayboluyor
Ve geriye, ölüm sonrasına
Sadece bir mırıldanma kalıyor

Artık anlatılamayan hikâye
Viyana, imparator, Yahudi Tüccarlar
Ve sorular:
– değer miydi ki, hem de sonunda,
Bir bisküviyi çayda eritmeye
ya da bir kaşığı döndürmeye
Porselen bir kahve fincanında-
Ama anılar işte! zorla haykırıyor 
– Hayır! O Prens Metternich değil,
Sıradan bir vatandaşı,
basit bir kâtip, gözleri çipil çipil
Ve Mélange içmeye uygun biri
ve görmeye ölen karanlıkta
toz zerreciklerini;
ve emin işe yaradığına
Yüksek fikirlerle dolu, ama biraz anlayışsız;
Kimi zaman, neredeyse gülünç
Neredeyse, kimi zaman, bir soytarı-

Yaşlanıyor… Tüm kent gibi yaşlanıyor
Pantolonunu giyip, kenarları ipek şeritli,
Graben’de yürüyecek ağır ağır
Saçları arkaya taramış bir halde
Bir Torte yemeye cesareti var mı?
veya faytona binip
boş salıncakların gıcırdadığı
Prater’in yanından geçmeye

Nehir odalarında oyalanıyoruz artık
Tuna’nın Sirenleri’yle kahverengi halkalarla çevrili
Ve rüzgâr söylüyor ebedi Viyana Şarkısı’nı,
Ta ki Pummer’in çanlarının boğana kadar sesini

Editör: Melike Kara

Visited 1 times, 3 visit(s) today
Close
Exit mobile version