İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Unuttu

Beni Alsancak sahilinde sevdi, orada unuttu.
Bana bir sokak lambasının altında sarıldı, bunu unuttu.
Geleceğim günü bir zeytin ağacının altında beklerdi,
Geldiğimde kovdu.
Her gün içimdeki fideyi sulardı, yağmuru unuttu.
Beni elinde bir kitap ve sigarasıyla beklerdi,
Beklediği balkonu yıktı.
Gemiler ve fabrikalar vardı, denizin ötesinde.
Söylerdi, ben varken onlar kaybolurdu.
Bana Albatros derdi, gideceğimden korkarken kendi uçtu…
Ben dinlenip yeniden kanat çırpmak için değil,
Onun ruhunda demlenmek için balkonuna kondum.
Sonunda bana Werther’in hırkasını giydirip soyundu.
Bana kırk kere veda etti,
Ama hiç gidemedi,
Kalmadı da. Her şey garipti.
-sonra
Macondo eyaletindeki Buendiaları buldu,
Yüz yıllık bir kalp kırıklığım vardı onda,
Onlara verdi.
Cesedimi bir ıhlamur ağacının altına gömerken
Kürek oldu, kendini unuttu.
“Beni unutma, güzel hatırla,” dedi, sonsuza dek sustu.
Sonunda ben onu, onun nehrinde unutacağım,
Nil Nehri olmak dahi elbet unutulurdu.

Editör: Onur Özkoparan

Latest posts by Meva Yağmur (see all)

Yorumlar kapatıldı.