İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Hayal

Tüm dünyanın seyirci olduğu tiyatro sahnesinde sergilediğimiz perdelerin toplamı olan hayatta, istekliliği fark etmeksizin her birimiz birer amaçla yaşar. Kimimiz seyircilere karşı beklenti içindeyken, kimimiz ise hayat kulisimizde aynaya karşı şapka çıkartmayı hedefler. Biz bu hedefi hayal sıfatıyla değerlendirebiliriz.

Hayal dediğimiz olgu, olmayanın hülyasını gelecekte yaşamayı kafada canlandırmaktır. Bu olgudaki başarı kıstası ise hayallerini uzaktan izlemek veya içinde olmaktan ibarettir. İki durumda da hayal için hedeflenen zaman geçmiştir. Bu gerçek yine iki durum için de biraz hüzünlüdür. Lakin, bu hüznü devam ettirmek yerine, bu hayatta gerçekten yaşadığını kanıtlamak insanın en güzel hayalini gerçekleştirme uğraşından daha elzemdir. Peki gerçekten yaşayan kimdir? Açıkça söyleyeyim: Yaşadığı süre zarfını aşıp sonsuz mesajlar bırakabilendir gerçekten yaşamış, aynı zamanda hayalini yaşamış olanlar. Zira, söylediği bir söz, oluşturduğu bir inkılap, bulduğu bir icat ile insanlar biyolojik yaşamını ekarte edip sonsuza kadar yaşıyorlar. Elbette ki, her insan icadı, sözü veya herhangi inkılabıyla dünyadaki herkes tarafından tanınacak diye bir şey yok. Ancak, en azından kendi dünyasında iz bırakabilmiş insanlar bu başarıyı elde etmiştir. Hatta bazen, tanınırlardan daha iyi anılırlar, ki öyledirler de.

Peşinden gitmek ya da duman edip karşısında kalakalmak, hayallerin… işte bu ikilemdir hayatımızı belirleyen. Bu durumu; peşinden gitmeyi, hayalin çekiciliği veya gücü belirler. Çünkü bizim hayal gücümüz, kurduğumuz hayalin gücüyle doğru orantılıdır. Tabii, kimi hayaller peşinden sürüklerken, kimisi de peşindekileri yerlerde sürükler. Demek istediğim, bazı hayaller öldürmez, süründürür. Ancak bunların içinden o kadar güzelleri vardır ki bu sürünmeyi bile göze alır insan, hoş gelir yerden topladığı kendi kırıntıları bile. Yerini başkalarına bıraktırmayan hayaller insanı iyi veya kötü kendisine bağlar.  Ki bazı hayallerin yedek parçası yoktur. Zaten insan da hayalleri gibi zamanı ilerledikçe eksik kalarak yoluna devam etmeye teşnedir. Her hayal, kendi gücüyle kelepçelenmeye hazır bir mahkumdur; tıpkı, zamanın hüküm giymiş bir hırsız olması gibi.

Yırtılmaya devam eder uçup giden her hayalde, kirletmek için açtığımız bembeyaz sayfalar. Ömür defterimizde kullanılabilecek yaprak sayısı azalır, boşa harcadığımız her hayal mürekkebiyle. Yaprak sayısı azalır, çünkü ne kadar silerseniz silin iyi veya kötü her mürekkebin izi kalıcıdır bu defterde. Bu ömür bizim, başkası uğruna beklediğimiz anlar bizden değilmiş gibi davranmamıza rağmen.

Yaşamın kadim kuralı, kurulan hayallerin devranı iyi veya kötü devamlı döndürüyor olmasıdır. Kimi hayaller uğruna iyi birisi için söylenmiş sözler kötü kalmışlara sarf edilebilir, en içten kelamlar acı tatlara dönüşebilir, en güzel günler yerini bitmesi için can atılan, hatta can verilen günlere bırakabilir. Devran, dünyayı taklit eder; hayatın içinde dönmesinden ibarettir. Zaman da yaptığı hırsızlıkla çok şeyi değiştirir. Bir bakılmış hiç gelmeyecek sanılan yarınlar gelivermiş, çoktan yakınlar uzak olmuş, uzaklar yanında belirmiş, bir yere gitmek de istemeden de olsa ulaşılan yerden geriye dönmek imkansızlığına erişmiştir. Geçmiş, gelecek birbirine karışmıştır. Birtanecik gördükleriniz için bir tanecik bile olamamış ya da birtanecik sıfatıyla göründükleriniz sizin için artık bir tanecik olarak dahi kalamamıştır. Ancak, bu durumda bile hayal meyal hatırlanan her anıdaki kurulan bir hayal bile kârdır umut ceplerini yoklayan insana.  

-Öte yandan, ötelenen hayaller ötelenen yanlarınızı ötelere öteler.

-Kolaydır kolaya kaçmak, değerli kılarken bizi kolaydan kaçmak.

-Kaçıp gidenlerdir ipleri eline alabilecekken kendi iplerine dolananlar.

-Asıl aptal onlardır; aptallığın karşısında zeki kalınabileceğini sanıp uğraşanlar.

-Yanlışın karşısında doğru kalmak ise belirli bir zorlukla nitelendirilemez. Zira, doğru kalmak omurga meselesidir, her an her yerde gereklidir.

– En büyük imtihan yalnızlıktır, en büyük uğraş ise haklılığını açıklamaya çalışmaktır dinlememekten zevk alanlara.

İnsanın bir kitaba sığabileceğini düşünmek, bir kitabın insana yetebileceğini düşünme gafletiyle aynı trendedir, ikisi de desise köprüsünde kaza yapıp düşecektir. O kitap hızlıca okunabilir, insan ise bir ömür yaşar. Ama tabii, bazen ömür kitabın okunmasından hızlı gelebilir zaman hırsızına çok çaldıranlara.

Siluetlerini çizdirir hayallerimizin en orta yerine, hayal gibi olanlar. Bu arada söylemek isterim; günümüzde basite indirgenip ayaklar altına alınmış olsa da herkese şiir yazılmaz, herkesin resmi çizilmez. Ayrıca herkes de şiir yazamaz, resim çizemeyeceği gibi. Bunların olması için gerçekten hissedebilen ve hissettirebilen olması, hak gerek. Aynı zamanda hayalin ortasına oturabilmiş insan insanı olgunlaştırır, bu insan insanın kalbinin gücünü ortaya çıkarır, ayağa kaldırır, insana umut olur. Zaten insan insana insan olduğunu hatırlatıyorsa yaptıramayacağı hiçbir şey yoktur, eskisinden de iyi eder tüm olan biten. Hayalin ortasına oturmuş insanlar, insanlara büyük kazançtır. Kaldı ki; kazançlar bizleri gerçekten sevenleri sevindirir ve gülümseyip geçerler, bir pay istemezler. Fakat kaybedişlerde aynı şey geçerli değildir. Bizi sevenler pastadaki en büyük dilimi almak isterler.

Bir yazar, şair veya şarkıcı için sırf kaliteli olsun diye bir şeyler yazmak yerine kendi yaşadıklarını anlatmaya çalışmak daha elzemdir. Zaten standartı-seviyesi ne olursa olsun kendi hayatı kaliteli ise ortaya döktükleri de öyle olacaktır. Aynı durum hayaller için de geçerlidir; sırf kaliteli olacağını düşünüp özgünlükten uzak hayallere dalmaktansa; ulaşılabilecek ve ‘bu benim’ diyebileceği her hayali yaşayarak kalitesini artırmak insanın elindedir.

Doğru hayali edinin, edindiğinizi kendinize uygun eğriltin, eğrilttiğinizi takip edin, hiç ulaşamayacaksınız sanmayın. Eğer ki doğru hayal ise kurduğunuz, elbet çarpışacaksınız bir köşede. Mesele çarpıştıktan sonra dönüp gitmemekte, o hayalin farkına varıp sahip çıkmakta. Siz yeter ki yürüyün, o yolun bir noktası elbet hayalinizle kesişecektir. İşte o zaman şapkalar çıkacak ve içinde birer de tavşan olacaktır.

Latest posts by Utku Sızgın (see all)

Yorumlar kapatıldı.